John Steinbeck,sevilen kafa romanlarında tarım işçileri üzerinden güzel işler çıkarıyor.Bu romanında iki yol arkadaşının hayallerini,hikayelerini güzel biçimde karşımıza çıkarıyor.Açıkcası kitabın sonuna gelene kadar bu kitabın abartıldığını düşünüyordum fakat sonundaki mesaj beni gerçekten etkiledi.İnce bir kitap olup herkesin arkadaşlık,dostluk hakkında güzel bir kesit sunan bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
Kahramanlarımızdan birisi iri yarı,güçlü ve aptal;diğeri onu yönlendiren,ona göz kulan olan yol arkadaşı.Para kazanıp kendi topraklarını satın alıp işlemek için yollara düşen arkadaşların başı aptal olan yüzünden sürekli belaya giriyor ve sıklıkla yer değiştirmek zorunda kalıyorlar.
SPOİLER İÇEREBİLİR!!!!!!
Özünde iyi olup sevginin saflığını fazlasıyla içinde barındıran iri yarı abimiz,ayı yavrusunu severken öldürmüş atasözünün tam anlamıyla karşılığı olarak karşımıza çıkıyor.Başlarına bela açmaktan başka bir şey yapmamakta ısrarı üzerine artık yanında olamayacak olduğunu anlayan yol arkadaşına başka yol bırakmayarak hepimizi kitaba şaşırmış şekilde baka bırakıyor.
Fikirlerime spoiler vermeden başlayıp spoiler vermeye başlayacağım noktada belirteceğim.
John Steinbeck bizi bu romanında 1930 ekonomik buhranının içine sürüklemiş.Amerikada çıkan ekonomik buhran sonucunda tarlalarında,kendi topraklarında çalışan işçi kesim büyük oranda etkilenmiş ve zorluklar yaşamış. Yazar,insanların hayatta kalabilme savaşının içine adeta bizi de atmaktan kaçınılamayacak bir anlatımda bulunuyor.
SPOİLER İÇERİR!!!!!!!!!!!
Romanda çok ağır şekilde betimleme sanatı kullanılıyor.Gözlerimi kapattığımda kendimi Joadlarla beraber kaliforniya yolunda buldum.Güneşin altında beraber terledim,mis gibi kahve kokusuna onlarla beraber eşlik ettim.
Okuyucuya aile bağını fazlasıyla hissettiren yazarımız fedakarlık nedir,nasıl yapılır diye merak edenleri bu romanında merakını gidermiştir. Annenin bu kadar güçlü bir karakter olması eminim ki çok çok büyük bir kısmımızın kendi annesini gözlerinin önüne getirmesine sebep olmuştur.Türk aile yapısındaki birliktelik,beraberlik duygusuyla fazla benzerlik göstermektedir.
İnsanların çocuklarını hayatta tutabilmek adına karın tokluğunu bile sağlayamayan ücretlere hayatları pahasına nasıl çalıştığını anlatan roman, dünyadaki kirli düzeni çok güzel şekilde gözler önüne seriyor.Günümüzde hala karın tokluğuna çalışmak zorunda kalan bir sürü fakir insan var.Bir yandan da UYGUR TÜRKLERİ geliyor insanın aklına.Kamplarda karın tokluğuna çalıştırılan esir tutulan kardeşlerimiz.
İnsanoğlunun zenginlik konusunda gözünün nasıl aç olduğunu hep beraber görüp sosyalizmin ne kadar gerekli olduğunu anlıyoruz.
İnsanlar bu düzene dur demek için işi bıraksa,çalışmasa,baş kaldırsa o başı ezmeye kalkıyorlar.Belki insanoğlu birlik beraberlik içinde omuz omuza verebilse bu kirli düzeni yıkabilir fakat senin dik durduğun konuda ben senin daha az
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
Mecbur bırakıldığımız şeyleri gerçekten de yapmak zorunda mıyız? Mecburiyetimiz makinalaşmış sisteme mi yoksa vicdanımıza mı ? Hayatta sırtınızı dayayıp size destek olan insanlar olduktan sonra hiçbir mecburiyet sizi prangalayamaz.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Kitabı okurken hiç ara vermeden pür dikkat okudum.Hayatımızda bazı hedeflere öylesine bağlı şekilde koşuyoruz ki bizler de birer amok koşucusu oluyoruz.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
Güç! Herkesin hayatında güçlü olmak,göz önünde olmak gibi büyük tutkuları vardır.Kimi zaman bu hırslarımız bizi başarıya,istediğimizi almaya götürürken çoğu zaman hırsımızın kurbanı olup boğuluruz.@@@@@(SPOİLER İÇERİR)@@@@@@ Herkesin gözdesi olan kahramanımızın kibrinde boğulduğu,insanları kullanmanın gerçek mutluluğa ulaştıramadığı ve sonunda kibrimizde boğulup tek başımıza öleceğimizi güzelce anlatmış.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,9bin okunma