Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
Eğer Marx’ın dediği gibi “bir ilişki… Ancak soyutlama vasıtasıyla belirli bir somutluk kazanıyor ve tekilleştiriliyorsa” o zaman nasıl akıl yürütmek gerektiğini öğrenmenin ilk adımı nasıl soyutlama yapılacağını öğrenmektir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Marx’ın soyutlamalarında bir sürecin zamansal olarak ayrı ele alınan belirli bir kesiti “uğrak” olarak nitelenirken, bir İlişkinin uzamsal olarak ayrı ele alınan belirli bir görünümü de çoğunlukla “biçim” veya “belirlenim” olarak nitelenmiştir. “Biçime” bakarak Marx genellikle bir İlişkinin görünümünü ve/veya işlevini mercek altına alır, ki bu görünüme ve işleve dayanarak biz bu İlişkinin ayırdına varırız. Keza bir ilişkiyi tanımamızı ve bu ilişki üzerinde konuşmamızı sağlayan onu ifade edici kavram da yine bu ilişkinin belirli bir biçimine göndermede bulunur.
Marx bir şeyin mahiyeti ile onun tarihinin “iki ayrı şey olduğunu” kabul etmez (Marx ve Engels, 1964, 57). Bugün sosyal bilimlerdeki hâkim anlayışa göre şeyler varolur ve değişir. Bu ikisi mantıken birbirinden ayrıdır.
Gerçek somut tüm karmaşıklığıyla içinde yaşadığımız dünyadır. Düşüncedeki somut ise Marx’ın daha sonra “Marksizm” olarak adlandırılacak teorilerle bu dünyayı yeniden inşa etmesidir. Marx’a göre anlamaya giden aydınlık yol gerçek somuttan geçer, soyutlama süreci vasıtasıyla düşüncedeki somuta ulaşır.
Sınıf mücadelesi söz konusu olduğunda seçimimize bağlı olan şey bu mücadelede ne tarafta yer alacağımız ve bu mücadeleyi nasıl yürüteceğimizdir. Toplumsal olarak koşullanmış rollerimize ve bugünümüze şekil veren zorunlu sınırlara ve olasılıklara yönelik diyalektik bir kavrayış bize bilinçli ve akılcı tercihler yapma fırsatını verir. Yani zorunluluğun bilgisidir gerçek özgürlüğün kapılarını açan.