4, hatta 2 saate kadar inmiş ve artık bilinen biçimiyle çalışma olmaktan da çıkmış olan çalışma, bize ihtiyacımız olan ve özgürce değerlendirebileceğimiz zamanı kazandıracaktır. Kazanacağımız sadece zaman da olmayacaktır, İş yaşamımızın merkezinde olmaktan, günümüzü belirlemekten çıkacak, aşırı işin getirdiği yorgunluk, stresten de kurtulmuş olacağız. Dinlenmiş bir beyin ve bedenle yepyeni alanlara akıtabileceğiz enerjimizi.
En az iki saatimizin iş için yollarda geçmesini ortadan kaldıracak biçimde kenti planlamak, üretim, yerleşim ve ulaşım sistemini örgütlemek pekala mümkündür. Bunun kazandıracağı da sadece zaman olmayacaktır. Tıkanan trafik, dur kalk giden araçlar, işe yetişebilme, eve zamanında varabilmenin stresinden de kurtulmuş olacağız.
Yemek için ayrılan üç saat. Bu gerekiyor mu? Kapitalizm, doğranmış, yarı pişirilmiş yiyeceklerle, birkaç dakikada mikro dalga fırında ısıtmayla, dışarıda yemeyle bu süreyi kısaltıyor. Yemek sorununu çöz-menin ve yemek yapmak vb. için ayrılan zamanı kısaltmanın toplum-sal ve tercihe dayalı çoklu çözümlerini bulmak mümkün. Evde sadece zevk için yemek yapmak dışında yemek yapmaktan kurtulduğumuzda bu süre yarı yarıya düşer.
Kapitalizmi yıktığımızda sadece sömürüden kurtulmuş olmayacağız, zamanda da özgürleşeceğiz. Yaşamı çalışmaya göre değil çalış-madan özgürleşmiş olarak örgütleyecek, kendimizi her yönden geliştirebilecek zamana sahip olacağız. En önemlisi zamanımızı nasıl, hangi amaçlarla, hangi ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullanacağımı-za kendimiz karar vereceğiz.