Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
Vladimir İlyiç Rusya'ya döndüğünde satrancı bıraktı. "Satranç çok zaman alıyor ve çalışmalarımızı engelli yor." Vladimir İlyiç, hiçbir işi yarım yamalak yapmayı beceremediği ve ne olursa olsun yaptığı işe kendini bütünüyle verdiği için, -dinlendiği ya da yurt dışında siyasi mülteci olarak yaşadığı yıllarda bile- satranç tahtasının başına genellikle gönülsüz otururdu.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sorun, kahramanca işler yapmak değil, fakat kitlelerle sıkı ilişkiler kurmak, on lara yaklaşmak, onların en güzel umutlarının aracı olmayı öğrenmek ve onları saflarımızda toplamak, canlandırmaktı.
Kardeşinin yazgısı, kuşkusuz Vladimir İlyiç'i derin den etkiledi. Bir başka önemli etken de Vladimir İlyiç' in pek çok konuda artık bağımsızca düşünmeye başla mış ve devrimci mücadelenin zorunluğuna kendiliğinden inanmış olmasaydı. Böyle olmasa, ağabeysinin yazgısı onda yalnızca de r i n kedere, ya da en çok, onun izinden yürümek için bir çaba ve karanlığa yol açardı. Oysa ki, ağabeysinin yazgısı Vladimir'in zekasını biledi, onda olağanüstü düşünce ayıklığı, gerçeği olduğu gibi görme, hayal ve lafazanlığa bir an olsun kendini· kaptırmama yeteneği geliştir di. Bu durum onun, bütün sorunlar karşısında titiz ve dürüst· bir yaklaşıma sahip olmasını sağladı.
Vladimir İlyiç ağabeyini çok severdi. Pek çok ortak beğenileri vardı ve her ikisi de kendilerini çalışmaya verebilmek için uzun süre yalnız başlarına kalmaktan hoşlanırlardı. Genellikle bir arada bulunurlardı ve bir ara evin özel bir bölümünü paylaşmışlardı. Evdeki genç kalabalıktan (bir sürü kız ya da erkek kuzenleri vardı) herhangi birisi uğradığında, iki kardeş geleni çok sevdikleri şu sözleile selamlarlardı: "Bizi yokluğımuzla onurlandırınız." İkisi de çok çalışkan ve devrimci fikirliydiler. Ancak, aralarındaki yaş farkı çeşitli bakımlardan kendini hissetiriyordu.
Gerçek ölüm karşınızdakinin irade yerine koşulları seçtiği andır.