Baran

Baran
Pratikten yalıtılmış düşüncenin gerçekliği ya da gerçeksizliği konusundaki tartışma, tamamıyla skolastik bir sorundur. Feurbach üzerine II. Tez
Toprağa atılan tohumların boşa gitmeyeceklerini, birgün mutlaka filiz verip çiçeğe duracaklarını tahmin etmek zor değildir.
Reklam
Proleter sosyalist ideolojiyi; sosyal demokrasi, modern revizyonizm, Troçkizm, küçük burjuva sosyalizmi vs. gibi diğer burjuva ideolojisi çeşitlerinden ayıran temel bir karakteristik de, onun, burjuva ideolojiyle bağdaşmazlık içinde olan tek ideoloji olmasıdır.
İşkencede direnişte belirleyici rol oynayan ne fiziksel yapı, ne günlerin sayısı, ne de işkencenin ağırlığıdır; aksine insanın bilinci ve iradesidir.
Eğer işkence olgusuna materyalist tarih anlayışı ve sınıf bakış açısı ile değil de, öznel psikoloji ve idealist indirgeme yöntemleriyle yaklaşılırsa, sömürücü sınıflar ve onların hizmetkârı durumundaki işkenceciler aklanmak zorunda kalınır. İşkence; ilkel, sadistçe ve canice bir eziyet yöntemi, yine insanlık dışı ve hayvansı bir şiddettir ama onun temelinde yatan asıl şey, ne aşağılık kompleksi, ne saldırganlık güdüsü, ne de kültürel geriliktir. Bu olgu, eğer bilimsel bir tutarlılık isteniyorsa, yalnızca sınıflar arasındaki uzlaşmaz karşıtlıklar, siyasal sistemin sınıfsal karakteri ve biçimi, sınıf mücadelesinin toplumsal-tarihsel koşulları ve bu mücadelenin şiddetlenme derecesi temelinde açıklanmalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan sınıf mücadelesine set çeken, görünüşte sosyalist, ama gerçekte Liberal ya da Kemalist olan tarih yorumları değildir. Mesele sınıf mücadelesini ve tarihi onların idealist paradigmasıyla anlamaya çalışmaktır. Dolayısıyla sınıfsal ve materyalist açı d a n resmi ve "gayriresmi" tarih yazımlarının çarpıtmalarını açığa çı karmak, bugün her zamankinden daha önemlidir. Türk burjuva devrimlerini son tartışmalar ışığında, mümkün olduğunca geniş bir bağlam içerisinde, daha doğrusu sosyo-ekonomik bir oluşum süreci olarak inceleme gayretindeki bu çalışmanın amacı da budur.
Reklam