"Bir takım maddi sebepleri bilinmekle beraber, daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor. doğuluyor, bürünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor sonra yavaş yavaş dağılımıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu. Ezelden ebedlere bitmez, başı sonu olmayan bir yolculuk!
"Kimi komisyonlar şipşak geçer.Ama bizim komisyon sıkı çalışır.Ben şahsen çok titizimdir.Bence bir iş yapıldı mı tam ve sağlam yapılmalı . insan üstüne bir sorumluluk aldı mı onu... en dürüst şekilde yürütmeli . yani bence görev çok kutsaldır! Esas milliyetçilik, yurtseverlik üzerine aldığın görevi dürüst biçimde yapmaktır..."
Dogurduklarını büyüten, büyüttüklerini uçurup komşu evlere konduran; birgün bile işten kalmadan, birgün bile beş dakika fazla uyumadan, birgün bile beş dakika 'hulya'kurmadan, birgün bile güneşten arkaya kalmadan, köyden dışarı adım atmadan erkeklerin yuzbirde duran otobüslere minibüslere binerek gittiği kasabaya bir kez bile gitmeden;hep aynı aşları pişirip aynı ekmekleri ederek azarlanınca susan ,sevilince utanan ,küsülünce barışmam diye yükünü yücelere yığmayan şu dağ yelleri gibi gah esen gah tozan günü gününe uymayan kır Abbas'ın yani sıra böyle sabırla böyle sessiz yürüyüp geldi gene yürüyor.