Kitaptan değil de hayattan alıntılamak istiyor bazen insan. Zaten tüm alıntılar yaşantılarımız değil midir bizim?
Ruha dokunmayan neyi alıntılayabilir ki insan. Yorulduk hayattan ve hayata dokunan şeylerden. Ama yorulmak vermiyor fayda yaşamaya mecbur kalmaya. Alıntı... Daha kim bilir kaç bin alınya sığar oysa yaşadıklarımız...
Şahin Doğru
Gerçekten varlıgını kendinde nakşettiğin birini kaybettiğinde yaşadışın o boşluk ve o duvarların içine sığamadığın hallerini çok güzel yazmış. Okurken yaşıyor o hisleri insan yazarla beraber. Ve hepimizin bir gün yaşayacağı bir dünyayı anlatıyor aslında bizlere. Kaybetme ve yalnız kalma. Ayrılık değil bu, bu ebedi veda. Yıllarca yaşadığın kişinin siluetini hatırlamaya çalışmak. Kokusunu, hissini, gülümsemesini, öfkesini dahi. Acıdır. Hem de yazılamayacak kadar acı.