Barcem Karco

Barcem Karco
@BarcemKarco
Emekli Zabıt Kâtibinden Lüzumsuz Hâtıralar.
Yoğurt Mayalama Çırağı
İlkokul
1 Ocak 2012
641 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
6/10
·176 syf.··
2025 61. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 17:18
ÇİZGİLER VE EĞRİLER. Hayatı bu kadar parçalara ayırmak, her davranışı cetvelle çizmek, her davranışın bir formülü, bir cevabı olması ne kadar doğru bir şey bilmiyorum. Biliyorum aslında. Bu şey bence doğru da değil, mümkün de değil. Hayatın o kaotik, girift, sürprizli yapısına çok uygun değil zannediyorum. Kitap bence çok büyük bir özneyi ihmal ediyor. Bu da anne. Kitap daha çok çocuk odaklı yazılmış. Anne şöyle davranmalı, şunu yapmalı vs. Anne çocuğun rehberidir, ancak annenin de bir insan olduğu, yorulabileceği, sıkılabileceği, bunalabileceği ıska geçilmiş. "Çocuk yanlış yaptı, Anne şu doğruyu göstermeli." Çocuğun yükü sanki hep annenin üstünde ve anne bu yükü çocuğa travma yaratmadan nasıl sırtlanabilir diye tartılmış sürekli. Bu insanlar her şeyden de travmatize olamaz ya. Bu kadar düşünmemeli acaba? Bir de, sanki, biz çocuklarımızı kapalı kapılar ardında, cam fanuslarda mı yetiştiriyoruz acaba? Yani bu kadar ince, hassas düşünmeye, her eylemimizi "çocukta travma olmasın" diye ölçüp biçip yapmak bana biraz tuhaf gelmeye başladı. Bizler, yani çocuğumuz Anadolu insanın, okuma yazma bilmeyen, ilkokul, ortaokul mezunu Anne babaların evlatlarıyız. Bizler o kadar iyi şartlarda büyümedik. Yani şartlar kötü de değildi tabii ki. Fakat bu hassasiyetlerde yoktu hayatımızda. Ancak yine belli bir olgunluğa erişti insanlar. Zamanımızda, çocuğum üşümesin, aman düşmesin, bir yeri incinmesin, eli çamur olmasın, misafirden mikrop kapmasın vs. gibi şeyler çok gereksiz korunma cümleleri gibi geliyor. Yani çocuk düşe de bilir, ayağı da kanayabilir, mikrop da kapabilir. Olabilir yani. Çocuk bunları da bilmeli, öğrenmeli değil mi? Mutluluk kadar acının da varlığını bilmeli. Yoksa gerçek hayatla tanışınca garipser, uyum sağlayamaz, güçsüz veya dona kalır. Ezcümle; Hayat bir çizgide
Edebiyat
Bağırmayan AnnelerHatice Kübra Tongar · Hayy Kitap · 20173,885 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4/10
·224 syf.··
2025 52. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 22:05
EDEBİYAT TAMAM! AMA MODERN EDEBİYAT? Ben lise sıralarında otururken, yani arka dörtlünün bir ferdi iken elimde Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'u, Yaşar Kemal'in Köroğlusu vardı. Bu kitaplar size hayatın içinden, bağrından bir şeyler söylerlerdi. Derlerdi ki; "Evladım, ne olursan ol, içindeki dünyada en şerefli mahluk insandır. Asla ona böcek gibi bakma. Büyüklenmek, küçüklerin adetidir." Şey derlerdi, "Evladım, insan ol!" Yani bir toplumsal soruna eğilirler, bir dertleri olurdu. Yani Kemal Tahir'in o dili kullanışı, yaşadığı coğrafyaya hakimiyeti bana eşsiz gelirdi. Yeni nesil bu çapraşık edebiyat ise sizlerden yoğun bir dikkat istemekle birlikte alabildiğine kapalı anlatıma, yoğun metaforlara sahipler. Edebiyat'ın, sanat'ın, anlatımda, kurguda gerçekliklerden bu kadar kopmasını sevmiyorum ve anlayamıyorum da. Kitap modern edebiyat'ın örneği niteliğinde bir eser. Girift kelimeler, cümleler, yazıya çok bir ivme vermeyen duraklar, duraklamalar. Sık sık karakterlerin değişimi, geri planda Karakterlerin hikayesinin zayıf kalması, dedi, dedimli cümleler bana çok ağır ve yorucu geldi. Biliyorum ki, birileri bu eserleri okuyacak, dikkatini verecek, belki çözümleyecek, belki çözdüğü düğümle mutlu olacaktır. Bazıları ise kimsenin okumaya yanaşmadığı, güç bulduğu bu eserleri kıyıda köşede okuyanlardan, anlam bulmaya çalışanlardan, beslenenlerden olacaktır. Ama yapanlar azınlıkta kalacaktır. Çünkü bu durum güçlü bir odak, zeka ve hayal kurma becerisi istiyor. Ve bunu da herkes yapamıyor. Aslında, En önemlisi, Sevdiğiniz, değer verdiğiniz, size bir şeyler katan insanlardan, şahsiyetlerden birilerinin olumsuz fikri yüzünden sırt çevirmeyin. Her insan her kitapta kendini okur. Her kitap, kaç kişi okuyorsa o kadar âleme kapı açar. Hâsılı, Çokça okuyun, Her şey olun lâkin
1000Kitap
Büyük Irmaklardan BileGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 2022505 okunma
4/10
·540 syf.··
2025 41. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 19:26
"BENCESİ!" İnceleme öznel bir olumsuz değerlendirme içermekte olup, bağlayıcı bir tarafı bulunmamaktadır. Kitabın beğenilmemesine, yazılanların şiir olmadığına, Cahit Zarifoğlunun da şâir olmadığı düşüncesine itiraz edebilir, katılmayabilirsiniz. Bu düşünceleriniz bir engel teşkil etmediği gibi, dünyanın sonu da değildir. Vira Bismillah! Şiir nedir veya ne değildir? Şiirdeki sözde kapalı, gizli anlatım neden vardır ve neye hizmet eder? Yani, bilemiyorum. Ağdalı, süslü kelimeleri sıraya dizip cümle kurmak, başı sonu belli olmayan, bir hikâyesi, bir öğretisi olmayan şeyler şiir midir? Söylenen bunca kelâm israfı; insanı daha iyiye, daha güzele götürmüyorsa, bir serzeniş, bir isyan değilse niye yazılır ki? Veya âşikar bir durum çoşkuyla kelimelerden akmıyorsa neye, kime yazılır? Evet, bir şiire sadece fayda yönünden bakılmaz, buna inanıyorum. Ama diğer şeylerin hiç olmamasını doğru bulmuyorum. Yani kitaptaki şiirlerin bir şeyler anlatmasını geçtim, sanki bir liselinin müsvedde kağıdına yazdığı anlamsız kelime bütünlüğü gibi şeylerle, anlamsız betimlemelere, Ne idiğü belirsiz benzetmelerle dolu. Acıdır ki, "Ben Cahit Zarifoğluyum, ne yazsam okunur." hissiyatını, Turgut Uyar ve Edip Cansever de de hissetmiştim.
Edebiyat
ŞiirlerCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20214,954 okunma
8/10
·88 syf.··
2025 33. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 20:58
Kırıp camları çekip gidiyorsun Annen yığılıp kalmakta arkanda... Bir ölüme sebep olmak.. Babanın perde ardından bir yaşamı idame ettirmesi, Kapıları açmadan.. Evlenmen sonra Vuslatla, gencecik bir kadın.. alabildiğine sessiz ve mahzun.. Eşini soğuk duvarlara hapsetmek.. Her gece bir başına. Denize yansıyan ay ışığında bir kocanın yolunu gözlemek ve hiç gelmemesi.. Genç bir kadını kırık bir kalple ışıklı evlere bakıp mutluluklarına imrendirmek hangi duygunun eksikliğidir Aziz bey? Hiç sesini çıkarmadan kurması sofranızı, insan utanmaz mı? Barlarda, kafelerde kahkahalarla gülmek, türlü türlü kadınlarla şakalar yapıp onlara iltifatlar ederken, Vuslatı tüm bunlardan mahrum edip bir sandalye köşesine atmak neden Aziz Bey? Bir kadının evliliğe, eş'e dair hülyalarını yıkmak neden Aziz bey? Yatağında ateşler içinde yanan Vuslat'ın iyileşmek için hiçbir çaba göstermemesinin sebebi nedir? Vuslat'ı bayramın üçüncü günü neden öldürdün Aziz Bey ? Evet, "Seni sevdiğine pişman olmuştur." Sana bir şey söylemedi ama, öyledir.
Edebiyat
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma
BİR EVLİLİĞİN BOZULMASI GERİDE KAÇ ÖLÜ BIRAKIR?
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 15:05
TOPRAK ALTINA GİREN VE ÖLÜMDEN ÖNCE ÖLENLERLE BERABER? Ah Nazancığım, Vah Nazancığım! O saf, temiz, kötülük nedir bilmeyen kalbin bunca acıya nasıl dayanabildi? Bir kadını kocasının sevmemesine, benimseyememesine rağmen, kadının eşini hep iyi anması saflığın hangi derecesidir? Kaynanası tarafından sürekli sünepe, dilenci gibi görülen bir kadının, kocası ve oğlunun yanındaki yeri nedir? Yuvasını bozduğun bir kadına "geri döneceksin" diye umut vermek, hangi katran kalbin mahsulüdür? Bir anneyi evladından ayırmak ölümün hangi çeşidine benzer? Dul bir kadının oğlundan yadigar yüzüğü sattırmaya çalışmak hangi kitapta yer eder? Bir kadının üzerine iki kişinin çullanması onu "kötü kadın" mı yapar? Hapiste her gün bir yerlerin şişmesi ve kanaması onun ölümünü hızlandırır mı? "Senin annen kötü kadın" denilerek, okulda, sokakta alay edilen bir çocuğun yüreği acımaz mı? Annesinin doldurmasına gelip karısını boşayan Mazhar Bey'in ölümüne üzülememek insanlıktan noksanlık mıdır? Mazhar Bey'in Nazandan sonra evlendiği kadın, eşinin ölümünden sonra onu neden çabuk unutur? "Bazen ölümler neden ölümden önce gelir?"
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma