EDEBİYAT TAMAM! AMA MODERN EDEBİYAT?
Ben lise sıralarında otururken, yani arka dörtlünün bir ferdi iken elimde Sabahattin Ali'nin Kuyucaklı Yusuf'u, Yaşar Kemal'in Köroğlusu vardı. Bu kitaplar size hayatın içinden, bağrından bir şeyler söylerlerdi. Derlerdi ki;
"Evladım, ne olursan ol, içindeki dünyada en şerefli mahluk insandır. Asla ona böcek gibi bakma. Büyüklenmek, küçüklerin adetidir." Şey derlerdi, "Evladım, insan ol!" Yani bir toplumsal soruna eğilirler, bir dertleri olurdu. Yani Kemal Tahir'in o dili kullanışı, yaşadığı coğrafyaya hakimiyeti bana eşsiz gelirdi.
Yeni nesil bu çapraşık edebiyat ise sizlerden yoğun bir dikkat istemekle birlikte alabildiğine kapalı anlatıma, yoğun metaforlara sahipler.
Edebiyat'ın, sanat'ın, anlatımda, kurguda gerçekliklerden bu kadar kopmasını sevmiyorum ve anlayamıyorum da. Kitap modern edebiyat'ın örneği niteliğinde bir eser. Girift kelimeler, cümleler, yazıya çok bir ivme vermeyen duraklar, duraklamalar.
Sık sık karakterlerin değişimi, geri planda Karakterlerin hikayesinin zayıf kalması, dedi, dedimli cümleler bana çok ağır ve yorucu geldi.
Biliyorum ki, birileri bu eserleri okuyacak, dikkatini verecek, belki çözümleyecek, belki çözdüğü düğümle mutlu olacaktır. Bazıları ise kimsenin okumaya yanaşmadığı, güç bulduğu bu eserleri kıyıda köşede okuyanlardan, anlam bulmaya çalışanlardan, beslenenlerden olacaktır. Ama yapanlar azınlıkta kalacaktır. Çünkü bu durum güçlü bir odak, zeka ve hayal kurma becerisi istiyor. Ve bunu da herkes yapamıyor.
Aslında,
En önemlisi,
Sevdiğiniz, değer verdiğiniz, size bir şeyler katan insanlardan, şahsiyetlerden birilerinin olumsuz fikri yüzünden sırt çevirmeyin. Her insan her kitapta kendini okur. Her kitap, kaç kişi okuyorsa o kadar âleme kapı açar.
Hâsılı,
Çokça okuyun,
Her şey olun lâkin