Payidar Tibet Kocacık

Payidar Tibet Kocacık
@Bartok08
Antakya, Hatay, 7 Mayıs
4 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Beyaz Zambaklar Ülkesinde ve hayal kırıklığı
1/10
·136 syf.··
2025 16. kitabı
Çok büyük hayal kırıklığına uğradım ve overrated olduğunu gördüm. Tarafsız bir kalkınma hikayesi okuyacağıma inanıyordum ve Finlandiya'ya olan ilgim nedeniyle bu kitap için çok heyecanlanmıştım. Grigori Petrov hakkında detaylı bir bilgiye sahip olmasam da, kitabın Fin halkından çok yazarın kendi ütopyacı idealleri doğrultusunda yazıldığı belli oluyor. Kitabı okurken ağır bir Rus propagandası hissettiğimi de es geçemem. İSveç yönetimi altında Finlandiya'nın "kötü" Rus yönetimi altında ise "iyi" olduğu tekrarlanıyor. Finlandiya tarihi hakkında fazla bilgim yok fakat bir milletin kalkınma sürecine dair bu tarz indirgemeci ve taraflı bir yaklaşım, kitabın inandırıcılığını -yazarın bir Rus olduğu gerçeğini de eklersek- önemli ölçüde zedeliyor. Kitabı okuduktan sonra hakkında araştırma yaparken, internette çok az yabancı kaynağa rastladım çünkü bu kitabın Türkiye ve Bulgaristan dışında dünya çapında (Finlandiya da dahil, ne süpriz ama) neredeyse hiç tanınmadığını öğrendim. Türkiye ve Bulgaristan gibi Balkan ülkelerinde bu kitabın neden rol model olarak görülmesi aslında anlaşılabilir fakat benim görmek istediğim şey Fin halkının kalkınma sürecinin tarafsız bir şekilde anlatılmasıydı. Fakat tek gördüğüm şey propagandaydı. Bir Rus tarafından Balkanlar'da yazıldığını bilseydim (evet 3 yıl Finlandiya'da yaşamış falan ama yazarı tarafsızlıktan uzaklaştırmaya yeterli olmamış) zaten baştan okumazdım. Kitabın içeriğiyle alakası yok ama İş Bankası tarafından yayınlanan kitabın kapağında "Atatürk'ün tavsiye ettiği kitap" yazması ise gülünç bir pazarlama stratejisi (işe yarayacak olsa da.) Çünkü sırf kapağında bu yazıyı görüp kitabı alacak ama asla okumayacak ya da okuyup hiçbir şey anlamayacak ya da okuyup anlam çıkarsa bile kitapta Finlandiya'nın geçirdiği dönüşümün (bu dönüşümün
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,8bin okunma
Reklam
Androidler Elektrikli Koyun mu Düşler?
9/10
·260 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? Philip K. Dick Bir kıyamet sonrası, bilim kurgu ve distopya klasiği. Kitapta Philip K. Dick'in müthiş zekasını ve öngörüsünü hissetmemek mümkün değil. Heyecanlı bir olay örgüsü ve daha büyük resmi gören farklı bir eleştirel düşünce anlayışı. İnsan olmanın ve empatik olmanın ne anlama geldiğine dair varsayımlarımızı sorgulatan, düşündürücü bir anlayış. Canlı türlerinin çoğu tükenmiş ve yaşayan bir hayvana sahip olmak bir prestij göstergesidir. İnsanlar gerçek hayvanlara benzeyen yapay hayvanlar yaratıyorlar. Bu yapay hayvanlar insanlar tarafından evcil hayvan olarak satın alınmaktadır çünkü daha uygun fiyatlıdırlar. Ancak bu yapay hayvanlar gerçek hayvanlarla aynı düzeyde konfor ve arkadaşlık sağlamaz. Ana karakterimiz kelle avcısı Rick Deckard'ın en çok istediği şey de nefret ettiği elektrikli koyununun aksine gerçek bir hayvana sahip olmaktır. Buradaki önemli nokta, Deckard'ın hayvanı, hangi hayvan olursa olsun, canlı bir varlık olarak değil, bir statü sembolü olarak istemesidir. Deckard için gerçek bir hayvan edinmek bir güç süreci değil, bir ikâme etkinliktir. Ona mutluluk ve tatmin getireceğini düşündüğü bir şeydir, ancak gerçekte bu sadece hayatındaki boşluğu doldurmanın bir yoludur. 1968'de yayınlanmasına rağmen günümüz hakkında çok fazla şey söylüyor çünkü aynı zamanda bir felsefe kitabıdır. Kitapta insanların artan empati ihtiyaçlarını Mercerizm dini altında birleşerek karşıladığını görüyoruz. Empati kutuları aracılığıyla, Wilbur Mercer adlı mesihsel bir varlık olarak kendilerine atılan taşlardan aynı anda acı çektikleri kolektif bir sanal gerçekliğe bağlanırlar. Bu fenomeni günümüz dünyasında da yaşıyoruz; insanlar empati ihtiyaçlarını karşılamak için sanal gerçekliğe yöneliyor. Özellikle de sahte polis karakolu kısmı tanrısal bir şekilde yazılmış. Film
Edebiyat
Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?Philip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 20212,352 okunma