Silah sesi, kâbuslarımın nedeniydi.
Silah sesi, ölümlerin adımıydı.
Silâh sesi, çocukluğumun suçlarıydı.
Silah sesi, kendimi suçladığım o günlerin mutsuz şarkısıydı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bayan Yosun, sizin bana ilginiz olduğunu ima etti. Umarım o yanılıyordur yoksa.."
"Yoksa ne? Farz edelim ki istemesem de senin gibi şımarık bir çocuğa çekiliyorum bana ne yapabilirsin ki?"
"Gerçekten büyük olay çıkartır ve tesisi başınıza yıkarım!"
"Sana tavsiyem, tesisi nasıl başıma yıkacağınla ilgili planlar yapman."
"Çünkü kesinlikle senden etkileniyorum."
Ne zamanki kendi kanımda boğularak gözlerimi yummuştum, işte o zaman anlamıştım ne çok şey istediğimi. Acı içinde kıvranarak bilincimi kaybederken, kimseden duymadığım sözü ben kendime söylemiştim:
“İyi ki doğdun, Sedef. İyi ki...”
"Tane tane anlat bana, ne eksik, ne kayıp?"
"Benim bulmam lazım"
"Ben halledeceğim. Hallederim dersem hallederim, biliyorsun. Sadece anlat. Ne eksik?"