"Saat beşe doğru yatakta hâlâ yatarken, babannemin, dedemin ölümünden sonra, acıya dayanabilmek için yalnız yatağını değil, odasını da değiştirdiğini hatırladım. Bu yataktan, odadan ve çok özel bir eskimişlik ve mutlu aşk kokusuyla kokan ve her biri kendi kendine çıtırdayan eşyalardan kurtulmam gerektiğini bütün irademi kullanarak düşündüm. Ama tam tersini yapmak, eşyalara sarılmak geliyordu içimden. Ya eşyaların teselli edici gücünü keşfediyordum ya da babannemden çok daha zayıftım."