ای نفسم! قلبم كبی آغلا و باغیر و دیكە: فانی یم، فانی اولانی ایستەمم. عاجزم، عاجز اولانی ایستەمم. روحمی رحمانە تسلیم أیلەدم، غیری ایستەمم. ایسترم، فقط بر یار باقی ایسترم. ذرّەیم، فقط بر شمس سرمد ایسترم. هیچ اندر هیچم، فقط بو موجوداتی عمومًا ایسترم.
Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: : Fânîyim, fânî olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Rûhumu Rahmân’a teslîm eyledim, gayrı istemem. İsterim, fakat bir yâr-i bâkî isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcûdâtı umûmen isterim.
Aslında, kimsenin böyle bir güce asker verme niyeti yoktu. İngiltere sorumluluklarını sırtından atmıştı bile. Fransa'da Hindiçin'de savaşıyordu. Truman'a gelince, Amerikan kuvvetlerinin gönderilmesini engellemişti ve Ruslar'ın Orta Doğu'daki varlığına da karşı çıkıyordu. Küçük devletler de, büyük güçlerce yakılan ateşten nasiplerini almaya hiç istekli değillerdi.
Başkalarını ancak kendimizi sevebildiğimiz kadar sevebileceğimiz; içimizdeki barış kadar başkalarına barışı götürebileceğimiz gerçeğini hatırda tutarak, içimize dönmenin her türlü selametin başlangıcı olduğunu bilelim