Ufukta bir dağ manzarası vardı. Gözlerim, dağdaki sislerin ağaçlarla yaptığı sonsuz muhabbete takılmıştı. Sanki yüzyıllık bir özlemi giderircesine birbirlerine soluksuz sarılmışlardı; çıkarsız, tertemiz bir samimiyetle.
Bizler ise duygularla yüklü bedenlerimizle, onların yaptığı sevgi serenadını yaşamaktan acizdik.
Sadece çıkarlar ve beklentiler etrafında oluşturulmuş bir düşünce silsilesine eşlik ediyorduk, samimiyetten ve sevgiden uzak…