Meğer ölmek ne kadar iyiymiş, ölüm hiç de dayanımaz bir şey değil sanırım. Ölüme dayanamadığı için geri gelmiş tek kişi yok ki. Belki de çok hoş, ölüm; belki de hayattan daha hoş. Belki de...
Günümüz için bile hâlâ ders çıkarabileceğimiz, genç Cumhuriyet’in yoksul halkına eğitimi ulaştırmak için kısıtlı imkânlar altında verilen mücadeleyi anlatıyor.
İsmet Paşa Hazretleri’nin desteği ve ilgisiyle, yerel yöneticilerin de (istisnalar olsa dahi) bu uğurda gösterdikleri ortak çaba; genç Cumhuriyet’in daha iyi yerlere gelmesi için verilen emekleri gözler önüne seriyor.
Kitapta, daha önce hiçbir yerde denk gelmediğim bazı tarihî bilgilere de rastladım. Örneğin, Birinci Cihan Harbi yıllarında Kastamonu’nun Azdavay ilçesindeki maden ocağının bir süre Almanlar tarafından işletilmiş olması dikkat çekici bir ayrıntıydı. Bu konuda başka bir kaynakta herhangi bir bilgiye rastlayamadım.