Esra

Esra
@Bayan_Book
Çiçekler toprağın gökyüzüne yazdığı şiirlerdir, ama biz onları kopartır, hiçliğimizi anlatmak üzere buket haline getiririz!
Çiçekçi
null
Çanakkale
1342 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·366 syf.··
2020 10. kitabı
Bu hikaye,tarihte günümüze kadar uzanan insan zekasının kayıtlarına maruz kalarak, inanç,adet,gelenek adı altında ritüellerini gerçekleştiren... düşünemeyen cahil hastalıklı toplumların hikayesi. Kitapta Modern toplumlar ve halk toplumları arasındaki modeller, inançlar,adetler kıyaslanmış olsa da anlatımdaki amaç insanlık tarihindeki insan adaptasyonunun daha iyi anlaşılmasıdır. Anlatımıyla, her halükarda mükemmel topluluk yoktur, ideal adaptasyon yoktur.. kanısına varıyor yazar “Bilerek ya da bilmeyerek; nüfuslar, sözde daha iyi bir yaşam kalitesi belirlemek için kendilerine yaşam stilleri ayarlamışlar lakin kimse daha cennet bahçelerini yaratamamış.” Özellikle, tarihin her sayfasında erkek egemenliği altında ezilen kadınlar için!
Hasta ToplumlarRobert B. Edgerton · Buzdağı Yayınevi · 2017720 okunma
Reklam
Puan vermedi·328 syf.··
2020 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2020 21:14
Ey yurdumun insanı, abuk subuk kitapların binlerce satış yaptığı,saçma sapan sözlerin aforizma gibi dillerde dolandığı “Mutlu olamazsın çünkü pizza değilsin” sözünden nasıl gerçek bir anlam çıkartılabilir bilmiyorum ama eğer çıkartabiliyorsanız da bu kitabı okumayın. Bu bir ihanet gibi! Ey gerçek okur işte size yurdumun bir düşünen beyni daha Uğur BatıUğur Batı Kusursuz Kararlar Vermek ve İkna SanatıKusursuz Kararlar Vermek ve İkna Sanatı kitap araştırma- inceleme psikoloji, kararlarımızın anatomisi; akıllı insanlar neden aptalca hatalar yapar? Karar veren beyin,değişen beyin, irrasyonel beyin, önyargılı beyin, iknacı,yaratıcı,kriz, fırsatçı,dönüşüm,anın cazibesi,geleceğin beyni ve özgür beyin...sanırım “onu” fazla küçümsüyoruz .. Batı, ilk sayfada uyarıyor: Sanki her şey beynimizin bir oyunu!” ama merak etmeyin oyunun tiolarını gayet anlaşılır, rahat okunabilir bir şekilde veriyor. Gelelim kitabı okuduktan sonraki hissiyatıma: Ne acizliktir ki diyorum :(( doğduğum günden beri onu vücudumun üzerinde taşıyorum ama onu nasıl kullanmam gerektiğini ve tam anlamıyla işlevini bile bilmiyorum. Yazarın keyifli anlatımıyla birlikte,kendinize soracağınız sorular çok olacak, cevapları bulamasanız bile soruyu doğru sorun yeter ;)
Kusursuz Kararlar Vermek ve İkna SanatıUğur Batı · Doğan Kitap · 2020116 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2020 19:29
Yüzyıllardır süregelen kurallar, inançlar... Günümüze baktığımızda da insanlar yeni bir dünyada yeni kurallar yaratıyor.. ve yarattıkları o şeye bakarak tatmin olduklarını ileri sürüyorlar. Peki ama bu durumları yaratırken kendilerine soru sormayı unutmuş olabilirler mi.? İşte bu kitap da Erich Fromm soruyor: kendine bakarak ne söyleyebilirsin? Sanırım bir çok kişinin cevabı da şu:benim dinim sağlam temellere dayalı. Ama bu kişiler dini kurallarını yerine getirirken kendi ruhunun isteklerini arzularını görmezden gelerek, ruhunu aç bırakıyor, Tanrıyı o kadar çok seviyor ki kendini sevmeyi düşünmüyor bile ve kendini sevmeyen insan bir başkasını da sevmeyi beceremiyor... işte orada Psikanaliz giriyor devreye. Din ile Psikanalizin anlamlarındaki ikilikleri tartışabileceğimiz bir kitap, bunu da ilk psikanalistler; din karşıtı olan Freud ve din yandaşı Jung ile yapabilirsiniz. Peki ama bu dahiler sandığımız gibi karşıt ve yanlılar mı? Okuyun, sandığınız gibi olmadığını göreceksiniz. ;)
Psikanaliz ve DinErich Fromm · Say Yayınları · 20231,417 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2019 78. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2019 18:23
Nietzsche ağladığında inanın ki ben de ağladım, bu kadar güçlü bir zekaya sahip birinin yalnız kalıp çaresizliği yaşaması sanırım çok zoruma gitti.. Güçlü zeka da nasıl olur? derseniz eğer: zekasının getirmiş olduğu o irade onu güçlü kılan; hırslarının üzerine daha büyük hırslar eklemesi...bunlara istinaden de kimse tarafından anlaşılamayıp yalnız kalması. Kitapta Nietzsche, Salome ile öpüşmesi dışında hiç bir kadın ile duygusal birliktelik yaşamadığını söylüyor, ne kadarı doğru bilmiyorum ama bu duruma üzgünlüğüm Nietzsche ye değil tabi ki; o devirde yaşamış olan kadınlara.. zira; Zeki adam güzel sever iyi sevişir. Neyse bu kadar dedikodu da yeter azıcık kitaptan bahsedelim. Kitaptaki karakterlerin hepsi gerçek, onun dışında Nietzsche’nin güçlü fikirleri, bir çok erkeğin başını döndüren Salome’ye olan umutsuz aşkı (1882) de yaşanan bazı olaylar.. Doktor Josef Breuer’in hastası olan Bertha (Über histerie) üzerine ilk vakası hatta bununla birlikte psikanalizde ilk devrim. Bu kitapta yaşanan olayların çoğu kurgu olsa da kişilerin birbirleriyle ilişkileri göz önünde bulundurularak ihtimal dahilinde yazılmış bir kitap, kitap demeye dilim de varmıyor ya; zengin bir eser. Not: Bu eseri okumadan kim ne dediğimi anlayabilir ki. ;)
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2019 80. kitabı
Kendi isteklerinin dışındaki açılan parantezi kendi iradeleriyle kapatanlar (.. .. ....—.. .. ....) Sanki bu olayla “bir basamak daha yükseldim” der gibi intihar eden bütün şairler. Sanki kimseye veremedikleri, kimsenin de tutamadığı ellerini intihar eşliğinde kendileri tutuyorlar-mış gibi. Yunus Emre için insan ruhu bir kuştur ve vakti geldiğinde uçup gider. Mevlana için ölüm bir vuslattır, sevinilmesini ister çünkü ölüm yeniden doğmaktır. Ölüm geldiğinde kaçınılmaz sona kimsenin itiraz etme şansı yoktur. Peki ama yaşamaya itiraz edenler! düşüncelerini şu koca dünyaya sığdıramayıp, ölümü arzulayıp, vuslata vaktinden önce varmak isteyenler... İntiharın aslında bir yardım çağrısı olduğunu iddia ederler ama Beşir Fuad için bu söz konusu bile değildir. Çünkü onun tasarlamış olduğu ölüm ve ölüm esnasında kendi kanıyla yazmış olduğu son satırlar hafızalara kazınır ve sonrasında intihar salgınları başlar. Gerçeğin ters yüz etmiş halidir Nilgün Marmara attığı kahkahaları yıllarca unutamaz arkadaşları ve hiçbiri bilmez on yıl boyunca şiirler yazdığını. Taa ki; Nilgün 13 Ekim akşamına pencereden kanatlanıp sessiz sedasız uçana kadar. Kenan Özcan da cezaevinde intihar eden, ne ilk ne de son kişi olur. bu bir karşı çıkıştır esasında ama intihar edenin suçlusu aranmaz ki zaten. “Hayatın neresinden dönülürse kardır” der hep Zafer Ekin Karabay belki de onun isteği o yardım çağrısıydı, yaramı sar der gibiydi son şiiri “yara bandı”nın satırlarında... Kim bilir Ne dersiniz: Gerçekten Özgür irade var mıdır? Yoksa biz bir yanılsamayı mı yaşıyoruz?
İntihar ŞairleriKolektif · Varlık Yayınları · 201647 okunma
Reklam