Sabahattin Ali, Demokrat Parti'nin vaat ettiği yargıç gözetiminde gizli oy, açık sayımlı, zamanın en iyi seçim yasalarından birini İsmet İnönü'nün gerçekleştirdiğini, bu yasaya göre yapılan 14 Mayıs 1950 seçimiyle Milli Şefliği bırakarak iktidarı DP'ye devrettiğini görmedi.
O zamanlar çok kişinin dediği gibi, İsmet İnönü'nün yapamadıklarından hiçbirini, büyük bir çoğunlukla iktidara geldikleri halde yapmadıklarını, üstelik ülkeyi gerek ekonomik, gerekse demokratik haklar bakımından teslim aldıklarından daha gerilere götürdüklerini, halkevlerini, köy enstitülerini kapatıp klasiklerin yayımını durdurup, Atatürk'ün Türkçeleştirdiği ezanı yine Arapçalaştırdıklarını, 1924 Anayasa dilini geri getirdiklerini, Atatürk devrim ve ilkelerinden ödünler vererek geriye doğru gidişi hızlandırdıklarını, sonunda ülkeyi 27 Mayıs 1960 devrimine sürüklediklerini de görmedi. Eğer görseydi, iktidardayken eleştirdikleri, muhalefete geçtikten sonra ortanın solunda yer alan İsmet İnönü'yle birlikte demokrasi ve özgürlük savaşımını bu kez DP’ye karşı veren yazarların yanında olurdu.
–etem ütük / çağdaş türk dili, (2) nisan 1988