Bay C

"Kadının salgı bezleriyle düşündüğü çok kolay söylenir. Erkek kendi anatomisinde de hormonların, yumurtaların var olduğunu muhte­şem bir biçimde unutur."
Sayfa 25 - Koç Üniversitesi Yayınları, cilt 1·Kitabı okuyor
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bir erkek hiçbir zaman, kendini belirli bir cinsiyete ait bir birey olarak ortaya koy­makla başlamaz işe: Erkek olduğu kendiliğinden bellidir."
Sayfa 25 - Koç Üniversitesi Yayınları, cilt 1·Kitabı okuyor
Felsefe
"Erkeklerin insanlık içindeki konumu üzerine bir kitap yazmak bir erkeğin aklına bile gelmezdi."
Sayfa 25 - Koç Üniversitesi Yayınları, cilt 1·Kitabı okuyor
Felsefe
Yurdumuzda ne bir tehlike teşkil edecek kadar komünist, ne de onları destekleyebilecek şuurlu ve teşkilatlı bir işçi kütlesi vardı. Buna rağmen böyle bir tehlike, Amerika'dan para koparmak ve içerdeki namuslu halk dostlarını yıldırmak için lüzumlu olduğundan, mevcut değilse de icat edilmelidir. İşte bunun için sosyalist partilerin kurulmasına izin verilip, sonra bunlar "Komünist" diye gürültü patırtı ile kapatılır. Bir içişleri bakanı çıkar, kimisi yirmi beş sene önceye ait, kimisi tahrif edilmiş sözde vesikalar okuyarak yaygara yapar. Birkaç kap yemek veya birkaç lira para ile gırtlaklarından yakaladıkları beş on gafil delikanlıya Hitler usulü nümayişler tertip ettirilir. Hakikati söylemekten başka kusuru olmayan gazeteler kızıl diye tahrip edilir, susturulur. Biraz uyanık kafalı olan profesörler işlerinden atılır. Bütün bunlar, içeriye ve dışarıya karşı, memleketin kızıl bir tehlike ile karşı karşıya bulunduğu vehmini vermek için yapılmaktadır.
Sayfa 200 - YKY, [Zincirli Hürriyet, 5 Şubat 1948], "Asıl Büyük Tehlike Bugünkü Ehliyetsiz İktidarın Devamıdır" adlı metinden·Kitabı okudu
Edebiyat
Millet baştakilere karşı hudutsuz bir nefret ve itimatsızlık beslemeye başladı ve her fırsatta bunu gösterdi. Asırlardan beri kendisine her takımdan yabancılaşmış kimselerin elinde oyuncak olmanın verdiği gevşekliğe rağmen, iradesini kullanmak imkânını bulur bulmaz ne yapacağını, 21 Temmuz 1946 seçimlerinde belli etti. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki emperyalizm düşmanı ve halkçı mahiyetini kaybetmiş olan iktidar, milletle kendisi arasındaki uçurumu görünce müthiş bir korkuya kapıldı. Yirmi beş senenin hesabını veremeyeceğini ve böyle bir hesap sormanın, sadece koltukları, apartımanları, bankadaki paraları değil, tatlı canları bile tehlikeye düşürebileceğini pekâlâ hissediyordu. Ne bahasına olursa olsun iktidarı bırakmamak bir ölüm dirim meselesiydi. Halbuki herhangi bir kuvvete dayanmayan iktidarın tutunmasına da imkan yoktu. İşte o zaman, baştakiler yüzlerindeki halkçı maskeyi tamamen fırlatıp attılar, millete karşı adeta kin denilebilecek bir kırgınlık ve istihfafla, zorba valileri ve eli sopalı candarmaları harekete geçirdiler. Ve asla dayanamayacakları milleti böylece zorla baskı altında tutarken, kendileri de, yabancı bir devlete dayanarak iskemlelerinde kalmak yolunu tuttular. Emperyalizme karşı yapılan kanlı bir halk savaşının doğurduğu Türkiye Cumhuriyeti, böylece, girmediği bir harbin sonunda, mürteci ve soyguncu kuvvetlerin yanında yer aldı.
Sayfa 197 - YKY, [Zincirli Hürriyet, 5 Şubat 1948], "Asıl Büyük Tehlike Bugünkü Ehliyetsiz İktidarın Devamıdır" adlı metinden·Kitabı okudu
Edebiyat