📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bunu takip eden satırları okuyorum. Orada da bir noktayı açıklamak gerek! Egemenlik haklarının, asıl egemenliğin mevcut durumlar dolayısıyla millet tarafından kullanılması gerekliliği kavramı vardır. Efendiler! Mevcut durumlar, diğer sebepler bilmiyorum! Yalnız bildiğim ve bilinmesi, ilan edilmesi gereken bir gerçek varsa o da milletiniz hiç kimsenin onayına ihtiyaç duymadan ve onay vermeyenlere karşı isyan ederek milli egemenliğini almış ve öylece kullanmakta bulunmuştur. (Şiddetli alkışlar.) Eğer taslakta bu ifade herhangi bir nazik üsluba riayetten kaynaklanıyorsa büyük bir gerçeği çarpıtmış olmak bakımından dahi düzeltilmeye muhtaçtır. Millet egemenliğini almıştır. Ve isyan ederek almıştır. Alınmış olan egemenlik hiçbir sebep ve şekilde terk ve iade edilemez, devredilemez! Bu egemenliği tekrar geri alabilmek için, almak için kullanılmış olan araçları kullanmak gerekir. (Alkışlar.)
–1 aralık 1921
Değerimi yapabildiklerimle ölçersem büyük denmeye herhangi bir ölümlüden daha fazla hakkım olur; buna bir de benden sonrasını, o eşsiz darbeyi, yapılanmayı ekleyin. Kendimi bugüne dek "en birinci" diye saygı gösterilen insanlarla karşılaştırdığımda, aradaki fark belirgindir. Sözüm ona bu "birinci"leri insandan bile saymıyorum - bana göre onlar, insanlığın döküntüleri, hastalığın ve kindar içgüdülerin ürünleridir: Hayattan intikam alan uğursuz, özünde tedavi edilemez canavarlardan başka bir şey değildir onlar... Bense bunun tam tersi olmak istiyorum: Benim ayrıcalığım, sağlıklı içgüdülerin tüm belirtileri için en yüksek inceliğe sahip olmaktır. Bende hastalıklı herhangi bir belirti yoktur. Ağır hastalık dönemlerimde bile hastalıklı olmamışımdır; özümde fanatizm belirtisi aranması boşuna. Hayatımın hiçbir ânında kimse küstah ya da acınası bir tavrım olduğunu kanıtlayamayacak. Tavrımdaki dokunaklılık, büyüklükten değil; tavır takınmaya gerek duyanlar, sahtedir... Göz alıcı insanlara dikkat edin! - Hayat benim için kolay oldu, özellikle de benim için en zoru gerektirdiğinde.
İnsanlığın şimdiye kadar ciddiye aldığı şeyler gerçek bile değildir, kuruntudan ibarettir; daha kesin konuşmak gerekirse "tanrı", "ruh", "erdem”, “günah”, "öte dünya", "hakikat", "ebedi hayat" gibi kavramlar, en derin anlamıyla yıkıcı doğaların yalanlarından doğan hasta içgüdülerin yalanlarıdır... Ne var ki insan doğasının yüceliği, tanrısallığı hep bunlarda aranmıştır... Küçük şeyleri, yani yaşamın temel meselelerini hor görmeyi öğretmekle, en zararlı insanları büyük insan saymakla siyasetin, toplum düzeninin, eğitimin tüm sorunlarını baştan aşağı çarpıttılar.