Bu kitabın bir bölümünü Oknn Bayülgen programda okumuştu ve yazdıklarım yüz yıl sonra anlaşılacak diyordu. Kitabı alıp okuduğumda "böyle yazarsan anlaşılmaz tabi" demiştim. Sürekli metaforlar, metaforlar. Bir yerde şairleri övüyor bir yerde yalancıdır diyor sonra bunu kendince açıklıyor. Yine bir yerinde "kadına mı gidiyorsun dostum, kırbacını aldın mı" diye bir laf geçiyor. Ne anlamalıyım bundan kadının ancak sopa ile yola geleceğini mi, onun eğitilmesi gerektiğini mi, yoksa tehlikeli olduğunu mu? Felsefe daha açık olmalı anlatılmak istenen söylenmeli bence. Yargı dağıtmak istemiyorum ama sen anlaşılmaz olmak için fazladan çaba göster sonra da beni yüz yıl sonra anlayacaksınız diye insanların senin seviyende olmadığını söyle. Yine de haksızlık etmek için okuyanların bir Nietzsche kitabı önermesi istiyorum.