Sofie'nin dünyası kitabını okuduktan sonra dayımdan - kendisi İslam felsefesi profesörü olduğu için- felsefe ile alakalı özellikle İslam felsefesi ile alakalı kitaplar istemiştim. O da bİr kaç kitap önermiş ve kendi kitabını hediye etmişti.
Bu kitabı okurken kafamdaki sahabe inancı kökünden sarsıldı. Benim yetiştiğim ortamda sahabeler mübarek insanlar hatta neredeyse peygamber gibilerdi. Ancak iktidar söz konusu olunca onlarında her insan gibi ihtiraslara sahip olabileceğini bu kitapla öğrendim ve kelamcıların neden ilahiyat fakültelerinin sevilmeyen adamları olduklarını. Onlar kutsaliyet affetmek yerine olana bakıyorlar. Hz Osman'ın nasıl akrabaları etkisinde kaldığına, Medinelilerin aralarındaki husumet yüzünden Ebu Bekir'in nasıl halife olduğuna bakıyorlar.
İlk defa Okan Bayülgen'in sesinden dinlemiştim. Her zaman olduğu gibi anlamadım Kafka'yı sonra tekrar okudum. Toplumda işe yaramaz görülenin nasıl dışlandığını en yakınlarının bile ondan kurtulmak istemesini o kadar güzel anlatmıştı ki. Farklı olanın dışlanması diye yorumlanıyor genelde, ama farklılıktan ziyade yük olma durumu var burada Gregor Samsa bir memur ve para kazanan biri iken nasılda ailesinin onunla ilgilenmek zorunda kaldığı bir böceğe dönüşüyor. Ve ölümü ailesinde nasıl bir rahatlamaya sebep oluyor. Her erkeğin üniversite bitmeden okuması gerek neler yaşayacağını anlaması için.