Az biliyoruz. Eskiden daha fazlasını biliyorduk, çünkü yargılarla, kesin fikirlerle ve kurallarla çevriliydik. O kuralları seviyorduk. Gerçekten sevdiğimiz tek şey o avuç dolusu saçma kurallardı.
“Bu kitapta geçen bütün olaylar, yerler ve kişiler gerçek. Hiçbir şey hayal ürünü değil. Ne zaman romancı alışkanlığımla bir şey icat etsem, kendimi onu yok etmek zorunda hissettim.” Bunu becerebilmek lazım. Ya da sadece susmak.