Otobüs garajının yarı aydınlık duvarının hemen üstünde ay beyaz elişi kağıdından kesilmiş bir yuvarlaktı. Islak çim kokusunu içime çektim, belli ki çimler akşamüstü sulanmıştı.
Varlığına dayanamazdım şimdi de yokluğuna alışamıyordum. Odaya girer girmez her şey kıpırdamaya başlıyordu. Yorganı başıma çeksem de biraz ötemde soluk alıp veriyordu o.