İstanbul, bakışın yöneldiği yerde duran bir şehirdir. Bakışın nereden geldiğine göre değişen bir manzarası vardır . Bakışın gözden mi , gönülden mi çıktığına bağlıdır bu . Gözden çıkan bakış, şehri sadece yüzeyde görür.
GÖNÜLDEN çıkan bakış ise şehri derinlemesine hisseder.
Eğitmen insan beynini işleyen; çocukların vicdanlarını düzenleyen kimsedir ; bir insan fabrikacısı'dır .......
Bu sanat , yeraltından çıkarılan ham maddeleri cilalamak sanatı değil, tabiatın sinesinden çıkan beyinleri bilim ve irfanla , olgunluk cilasıyla cilalamak sanatıdır .....
Ne diyeceğimi bilemedim . Doğrusunu isterseniz , ne düşündüğümü ben de bilmiyorum . Pek çok insan hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey , size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı bile, sözgelimi .
Sakın kimseye anılardan bir şey anlatmayın . Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra !
Her şeye rağmen umutsuzluğa düşmek, bizlere yakışmaz.
Gönüldür üzülür, hüzünlenir.
Lakin vakti zamanında karılan hamurun mayası da unu da sağlamdır. Ondan yapılan ekmeği pişiren fırın , zaman zaman yakabilir . Olsun yeter ki hamur sağlam kalsın.
Elbet aslına döner....
İyi bir iş, rahat bir hayat derken , insanın hayatında mana kayboluyor .....
Hâlbuki insanın hayatında evvela manaya ihtiyaç var. Diğer şeyler , manadan sonra gelir .!
/ÖZTÜRKArif》