İslâm tefekkürünün kavrama, anlama mânasına "yakîn" mefhumuyla belirttiği üç derece var:
İlm-el yakîn: Öğrenerek anlamak...
Ayn-el yakîn: Bizzat görerek anlamak... Hakk-el yakîn: İçine girerek, içinde eriyerek anlamak...
Meselâ, Van gölünü bilmek bir "ilm-el yakîn" anlayıştır. Yanına kadar gidip görmek "ayn-el yakîn". İçine girip boğulmak "hakk-el yakîn"...
"Tolstoy'a göre ölüm, hayatın en önemli ânı, tükeniş ve kaynağa geri dönüştür, lûbimaya. İnsan ömrü lineer bir çizgi değil, hiçlikte başlayan, hiçlikte biten bir dairedir."
...
"Lineer zaman kavramının aklın icadı olduğu düşünüldüğünde ölümden korku anlamsızlaşır."
İnsan bedensel ihtiyaçlarını karşılamak için değil, özündeki düşünce cevherini ortaya çıkartmak için bu dünyaya gönderilmiştir. Düşünmeyen insan var olma iddiasında bulunamaz.