İslam tasavvufunda, seyr ü sülûkta salavât getirmenin çok önemli bir rolü vardır. Çünkü bu anlayışta Nebî mürebbî olarak sizi eğitecektir. Nebî'nin rûhâniyeti eğitecektir. Seyr ü sülûkta Nebî'den feyiz alarak ilerlenilir. Ondan dolayı salavât-ı şerife dersleri bulunmaktadır. Siz salavât getirdiğiniz zaman O'nun size "ve aleyküm selam" diye karşılık verdiğini hissedersiniz. Burada, yani iki selamın karşılaştığı yerde bir aşk ve İrfan hakîkati tecelli etmektedir.
İslam toplumunu teşkil eden fertlerin her biri iyi bir Müslüman, hatta kabilse Müslümanların en iyisi olmaktan başka hiçbir şeyi ülkü edinmemelidir. Çünkü Müslümanların en iyisi, insanların en iyisi demek olduğundan, gayemiz, insanların besleyebileceği gayelerin en yücesidir. Bu gayenin en kuvvetli iman ve kanaatlare, en kırılmaz, en faydalı ve feyizli gayretlere kaynak olacağı tabiidir. Bu gaye, kendisinin tek menşei olan hakikat kadar hadsiz ve tükenmez, en doğru, en mükemmel bir saadetle insanlığı mutlu kılacak eşsiz bir idealdir.
Güzel adam, hele de babaysa, ölmemeli. Ya güzel olmasın ya baba! Her ikisiyse en azından belli bir yaşa gelene kadar çocuğunun, özellikle de küçük kızının elinden tutmalı.