Mühendis ama azıcık edebiyatı, biraz da dil öğrenmeyi seviyor. Yeniden doğsa Fransız Dili ve Edebiyatı okurdu ama şimdilik mühendis olmak ile yetiniyor. :)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zweig'in en sevemediğim kitabı olur kendisi. Konusunun bana saçma gelmesinden ötürü okurken bile ne anlatıyor bu diyip sıkılmışlığım bile vardır. Evet Zweig sıradan insanın sıradan yaşamını seviyor da bu kitapta başka bir sıradanlık var, yani konunun sıradanlığı mevcut.
Zengin bir kadın kendinden yaşça küçük birine tutuluyor ve o kişi tarafından kandırılıyor 24 saat içinde. Konunun özeti bu şekilde. Belki bu konuyu ona yakıştıramadığım için beğenmemiş olabilirim. Bana göre zaman kaybı olan tabi ki başka bir okura çok hoş gelebilir. Ben sadece fikrimi sunuyorum, iyi okumalar dilerim.
Zweig'in yazdığı ilk öykülerden biri. Bu kitabı okudukça görüyoruz ki; Zweig sıradan insanın depresif hayatını anlatmaktan zevk alıyor. Sonu üzücüydü, spoilera gerek yok. Zweig'in çoğu kitabı mutsuz sonla biter zaten.
Kısaca hikayeden bahsetmek gerekirse: baş kahramanımız Berger bir tıp öğrencisi, gencecik 19 yaşında bir çocuk. Ailesinden uzağa, hep hayalini kurduğu Viyana'ya okumaya geliyor. Ama burda düşlediği hayatı bulamıyor. En sonunda herkese küsüp okulu bırakıyor. Ama bu noktada komşusunun kızı Kızıl'a yakalanmış olduğu için içindeki görev aşkı depreşiyor ve ona bakmaya başlıyor. En sonunda kızı kurtarıyor, ve ona aşık oluyor. Sonunda kahramanımız hayata tutundu derken; bu sefer de Berger kızıla yakalanıyor.
1-2 saat içinde okunabilecek güzel bir kitap olmuş. İlk baskısı olması da seneler sonra manevi değerine değer katacak. Keyifle alıp keyifle okumalar dilerim. :)
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma