Bu bir türkü:
-toprak çanaklarda güneşi içenlerin türküsü!
Bu bir örgü:
-alev bir saç örgüsü!
kıvranıyor;
kanlı; kızıl bir meş’ale gibi yanıyor esmer alınlarında
Abakır ayakları çıplak kahramanların!
Ben de gördüm o kahramanları,
ben de sardım o örgüyü,
ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim!
Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
Ben de söyledim o türküyü!
Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
altın yeleli aslanların ağzını yırtarak
gerindik!
Sıçradık;
şimşekli rüzgâra bindik!.
Kayalardan kayalarla kopan kartallar
çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
Alev bilekli süvariler kamçılıyor
şaha kalkan atlarını!
AKIN VARRR
GÜNEŞE AKIN!
GÜNEŞI ZAAPTEDECEĞIZ
GÜNEŞİN ZAPTI YAKIN!
Düşmesin bizimle yola:
evinde ağlayanların göz yaşlarını boynunda ağır bir zincir
gibi taşıyanlar!
https://youtu.be/0J3xkkWYwEY