Başkasının bizim yerimize düşünmesine, emanet akıl ve fikirlerle yaşamaya alıştırılmışız..Alışkanlıklar zor terkedilir.. Sırf bu yüzden değişemiyoruz işte.. Alıştığı biçimde düşünmekten akıllar fikir üretemiyor ki..
Şikayet etmek ne kolay değil mi?Bahane üretmek de kolaydır.
Biz şunu yapacaktık ama ahh şunlar olmasaydı dilleri ile varoldu bu ülkenin insancıkları.. Birilerini övmek ve birilerine kızmak da çok kolaydır.
Sorumlu insan olmaktan kaçmanın en güzel yöntemidir.. Sorumluluk duymayan birey olabilir mi? Olamaz.
Düşünmek zordur, kendi aklını devreye koymak zordur. Mantık yürüterek düşünmek ise ancak kendinin farkında olabilenlerin yaptığı olgudur..Algısı açık olanların, sorgulayıcı olanların yapabildiğidir.. Sunulanlara itiraz etmeden kabul etmek, sineye çekmek bu toplumun karakteri olmuş.. Yani karaktersizliği karakter yapmışısız.. Olgulara kavramlara olaylara duygusal baktığınız sürece, yani öfkeli-kızgın yada çoşkun-taşkın kalarak değişemezsiniz..
Değişmek için aklınıza sahip çıkmanız gerekir, birey değişemedikçe toplum değişemez, toplum değişemedikçe de sistem değişmez.. Sonra da oturur kaderimiz bu diyerek ağlar ve köle ruhlarınızı avutur, vicdanınızı susturursunuz.
Ağla-kız-öfkelen,nefret et hatta git öldür ama sakın düşünme*sorgulama işte varlıksızlığımızın kodu bunlar insancik...