"Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o!"
Başımı tam omzuna yaslayacakken yangın yerine dönmüş bir ülkenin çaresizliğiyle geçtim kendimden. Gidişin topraktan usulca çekilen sular gibi. Kuraklığa yavaş yavaş, acıya acıya alışmak zormuş...