H Belemir

8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2015 10:24
Açık konuşalım, kitabın dili öyle sadediydi ki bitince bir süre boş baktım. Yalınlık değişikti ama yavan değildi kesinlikle. Sonra kitapla ilgili 1-2 eleştiriye göz attım ve her şey yerine oturdu. İkisini (açlık ve katedral) peşpeşe okumuş olmak çok iyi denk geldi. Değişimleri ve anlatış tarzını karşılaştırabildim. İkisi de ana karakterin deyim yerindeyse ciğerini vermişti ama uslüp çok çok farklıydı. Son olarak kimse dindar değil
KatedralRaymond Carver · Can Yayınları · 2014589 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2017 151. kitabı
Yer yer aşırı açlıktan sıkılsam da kitap çok sağlamdı ve sürekli içine çekiyordu. Ara ara kendimi baş karakter sandığım oldu. Nerde okudum ya da duydum bilmiyorum da şöyle bir cümle zihnimde dolanıyor "romanda veya filmde baş karakter en çok değişendir." Bu kitapta değişimi net olarak görebiliyoruz. Karakter değşime dirense de değşiyor çünkü aç. Öte yandan sürekli şunu da düşündüm, bu denli açlık benim ülkemde hala varsa onlara nasıl ulaşacağız? Böyle düşünmek bana bir süre yemek yedirmedi. En çok ilgimi çeken bölüm de birisi adamımıza borç veriyor ve "sabahtan beri aç mısınız, bir şeyler yiyin öleceksiniz" diyor. O an haykırdım, abi çocuk 3 gündür aç! Birçok acıya ne kadar uzağız... Son olarak Knut Hamsun adamım :)
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma

H Belemir

, bir kitap okudu
7/10
·68 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2018 18:22
·
2018 1. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,3bin okunma
7/10
·118 syf.··
2020 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 00:55
Kitapta söylemek istediği tek şey, kim olursa olsun idam kötüdür... bu yüzden adamımız iyi biri değil veya kendine yöneltilen suçlamaya karşı bir itirazı yok... doğru bir karardı ve temyizim reddedildi diyor. Diğer yandan daha idam mahkumu değilken bile savcıyı ve diğer adalet çalışanlarını onları bir vampir gibi tanımlamış. Hiçbirinin kıyafetinde insanilik yok. Halbuki bu mesleklerin statü mesleği olduğunu düşünürsek özellikle halkın toplandığı karar duruşmasında juri dahil herkes jilet gibi giyinmiştir. Yazar bu şekilde bir adliye sunumu yaparak adalet düzeninin kokuşmuşluğu ve işlevsizliğini vurgulamış. Her yeri dökülen, küflü, köhne bir fabrika gibi. İnsanları derinden sarsıp kitleleri dalga dalga harekete geçirecek bir eser diyemeyiz. Belki tartışmaya açılması onun için yeterliydi... bir şey bir kere tartışmaya açılırsa artık eskisi gibi kalması imkansızlaşır. Önsözüne de baktığımızda tartışmaya açmanın bile ne kadar zor olduğunu görüyoruz. Kitapta önemle bakmamız gerekenin dönemin hukuk anlayışı ve insanların idama karşı susamışlığını görmek olduğunu düşünüyorum. Bir de de benim dikkatimi çeken sürekli "ben de diğer insanlar gibiydim" vurgusu... ben diğer insanlar gibiyken burdaysam, diğer insanlar da bir gün benim yerimde olabilir. Sonlarda verdiği diğer idam mahkumuyla arasına fark koymuş, evet o cezalandırılmayı hak eden, uslanmaz biri. Diğer idam mahkumunu anlatırken de değindiği onu toplum buraya itti, eğer toplumsal düzen böyle olmasaydı o da iflah olmaz bir suçlu olmazdı. Yine de bu tarz eserlerin damağımda bıraktığı eksik arabesk tadı beni hep rahatsız etmiştir. Kibariye arabeski diyebiliriz... oysa içinde sanat olan ve tadı olan Orhan Gencebay eserleri.. Fransa'nın ve Fransız toplumunun idamla olan ilişkisine bakmak istiyorsanız, buyurun. Ama edebi
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma