Adı:
Katedral
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750722196
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayça Sabuncuoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Gazete her gün eve gelirdi. Erkek ilk sayfadan sonuna kadar okurdu. Sandy onun her şeyi okuduğunu görürdü, ölüm ilanlarına varana kadar, belli başlı şehirlerin hava sıcaklıklarını gösteren bölümü de, şirket birleşmeleri ve faiz oranlarını yazan ekonomi sayfasını da. Sabahları, erkek ondan önce kalkar ve tuvaleti kullanırdı. Sonra televizyonu açar ve kahve yapardı. Sandy onun günün o saatinde iyimser ve neşeli göründüğünü düşünürdü. Ama Sandy işe gitmek için evden çıktığı sırada, erkek kanepeye kurulmuş, televizyon da açık olurdu. Çoğunlukla akşamüstü Sandy eve döndüğünde televizyon hâlâ açık olurdu.

Yaşamın acı yüzüyle bu kadar erken tanışmasaydı, kuşkusuz yine yazar olurdu ama hiçbir zaman okurları tarafından böyle sahiplenilmezdi Raymond Carver. Gençlerin haytalık yapıp havai aşklar kovaladığı yaşlarda o evli ve iki çocuk babasıydı. Hayatı öğrenmenin yolu, bulduğu her işte çalışmaktı. Benzincide çalıştı, hademelik, garsonluk yaptı. Yaşananlar, kâğıda döküldüğünde bazen Çehov tadındaydı, bazen Kafka... İnsanların yaşamlarında barınan, gizlenen öyküleri, yalın, gerçekçi, acıtan şiirsel bir dille yansıttı. Yenilenler içkiye sığınırken, kısa öykü türünü yeniden var eden Carver, her başarısında içti, çok içti, ölümüne içti...

Yazarın en başarılı eseri olarak değerlendirilen Katedral, kitaba adını veren öykünün yanı sıra, "Küçük, İyi Bir Şey" ve "Nereden Aradığım" gibi ödüllü öyküleri de içeriyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Toplumun "mutlu" olamamış, çizgi altı insanlarına mercek tutarken aslında bir anlamda Amerikan Rüyası 'na derin eleşririler getiriyor.Dili oldukça sade ve güzel. Biraz Cemil Kavukçu 'yu andırdı bana.
Raymond Carver sıradan olanı, günlük olanı çok çok iyi anlatıyor. Alkolikler, işsizler, zenci düşmanı anneler, aylarca televizyon karşısındaki kanepeden kalkmayan yaşam bezginleri, yolunda gitmeyen, hiç gitmeyen aile yaşamları, trafik kazasında ölen çocuklarının acısıyla yıkılıp, tek yolu, hiçbir suçu olmayan postacıyı öldürmeye karar veren adamlar...

Bir baba, trenle kilometrelerce yolu gidip, inmesi gereken istasyonda inmeyip, yola, bilmediği bir yere doğru devam eder mi?

Öyküleri okuyan, tüm bu açmaz, sıkıntılı durumları, insanların duygularını, karamsarlığa kapılmadan, inceden bir "ayakları yerden kesiklikle" yaşıyor.

Diğer kitaplarını da okumak gerek.
Son zamanlarda okuduğum en iyi öykü dizisi. Bireysel olarak, kompleks gelişim sergileyen karakter çeşitliliği ve derinliğinden hoşlandığım için, romanları öykülere tercih ederim; ancak Carver’ın bu öykü dizisinde yer alan eserlerin dibi yok, alabildiğine derin.

Gerçekten muhteşem bir deneyimdi, resmen bugünkü derslerimi ektim devam edebilmek için. Her bir öykü, sonu açık bir şekilde bitmesine rağmen asla askıda kalmıyor, bu muazzam bir başarı bence. Okurun hayal gücünü özgür bırakmakla birlikte, yazarın belirlediği sınırların ötesine de geçilemiyor, harika.

Öykü dizisinde bahsi geçen karakterler, ya sertler ya da sert kayalara çarpmış bireyler, aileler, ilişkiler... Tüm edebi niteliği ve estetiğine rağmen, gerçekliğin de ta kendisi, yazarın bu yetkinliği bana Steinbeck’i anımsattı. Sanki, iyi hikaye anlatan bir arkadaşınız, tüm kurgulardan daha gerçek bir dünyada yaşayan insanların hikayelerini anlatıyor.

Gerek birinci tekil kişi, gerekse üçüncü ağızdan. Muhteşemdi, muhteşem yaratıcıymış şu Carver, inanılmaz heyecanlıyım hatta, diğer eserlerine de yumulacağım.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Katedral
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750722196
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayça Sabuncuoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Gazete her gün eve gelirdi. Erkek ilk sayfadan sonuna kadar okurdu. Sandy onun her şeyi okuduğunu görürdü, ölüm ilanlarına varana kadar, belli başlı şehirlerin hava sıcaklıklarını gösteren bölümü de, şirket birleşmeleri ve faiz oranlarını yazan ekonomi sayfasını da. Sabahları, erkek ondan önce kalkar ve tuvaleti kullanırdı. Sonra televizyonu açar ve kahve yapardı. Sandy onun günün o saatinde iyimser ve neşeli göründüğünü düşünürdü. Ama Sandy işe gitmek için evden çıktığı sırada, erkek kanepeye kurulmuş, televizyon da açık olurdu. Çoğunlukla akşamüstü Sandy eve döndüğünde televizyon hâlâ açık olurdu.

Yaşamın acı yüzüyle bu kadar erken tanışmasaydı, kuşkusuz yine yazar olurdu ama hiçbir zaman okurları tarafından böyle sahiplenilmezdi Raymond Carver. Gençlerin haytalık yapıp havai aşklar kovaladığı yaşlarda o evli ve iki çocuk babasıydı. Hayatı öğrenmenin yolu, bulduğu her işte çalışmaktı. Benzincide çalıştı, hademelik, garsonluk yaptı. Yaşananlar, kâğıda döküldüğünde bazen Çehov tadındaydı, bazen Kafka... İnsanların yaşamlarında barınan, gizlenen öyküleri, yalın, gerçekçi, acıtan şiirsel bir dille yansıttı. Yenilenler içkiye sığınırken, kısa öykü türünü yeniden var eden Carver, her başarısında içti, çok içti, ölümüne içti...

Yazarın en başarılı eseri olarak değerlendirilen Katedral, kitaba adını veren öykünün yanı sıra, "Küçük, İyi Bir Şey" ve "Nereden Aradığım" gibi ödüllü öyküleri de içeriyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Abdullah Selçuk
  • ALPER KIZILKAYA
  • Frank Rakos
  • Koray Gelmez
  • Başak
  • Beliz
  • Gökay Sarı
  • Şura Leyla Çakar
  • Nazım
  • Fırat Özbey

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%25 (2)
8
%37.5 (3)
7
%0
6
%12.5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0