Begüm

Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini bulduğu her yere uyum sağlamış, işte ve eğlencede iyi olması sebebiyle, hakları için savaşma ve karşısındakine saygı uyandırma isteği ve yeteneği sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etrafındakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.
Kitap Alıntısı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sophie yutkundu, tam olarak nerede durması gerektiğinden emin değildi. Ondan başka herkes işaretli bir yere sahipmiş gibi görünüyordu. Hizmetçiler, uşaktan başlayarak en düşük rütbeli mutfak görevlisine kadar kıdemlerine göre dizilmişlerdi. Köpekler bile saygılı bir biçimde köşede oturuyor, tasmaları bakıcıları tarafından sıkıca tutuluyordu. Ama Sophie'nin belirli bir yeri yoktu.
Benedict'in gözleri öfkeyle parladı. "Sana inanmıyorum. Kimse böyle bir seçim yapmaz." "Ben yaptım." "Sen bir aptalsın." Sophie hiçbir şey söylemedi. "Nelerden vazgeçtiğinin farkında mısın?" diye sürdürdü Benedict, konuşurken elleri kızgın bir şekilde sallanıyordu. Sophie onu incittiğini fark etti. Onu incitmiş ve gururuna dokunmuştu, şimdi o da yaralı bir hayvan gibi etrafa saldırıyordu. Sophie, Benedict yüzüne bakmasa bile kafasını iki yana salladı. "Sana istediğin her şeyi verebilirim," dedi. "Elbiseler, mücevherler - lanet olsun, mücevherleri ve kıyafetleri bir kenara bırak, sana bir ev verebilirim ki şu anda buna bile sahip değilsin." "Bu doğru," dedi Sophie sessizce. Benedict öne eğildi, gözleriyle onu adeta yakıyordu. "Sana her şeyi verebilirim." Sophie bir şekilde dimdik durmayı ve ağlamamayı başardı. Hatta sesini bile yükseltmeden, "Eğer her şeyin bunlardan ibaret olduğunu düşünüyorsanız, o halde benim bunları neden reddetmek zorunda olduğumu muhtemelen anlayamazsınız," dedi.
Sayfa 184·Kitabı okudu