Catherine'in karşısına geçti. Hanım, gözlerini ona dikmiş, bakışlarını ondan ayırdığı an ortadan kayboluvermesinden korkuyormuş gibi, kımıltısız duruyordu. Heathcliff ise ona nadiren şöyle bir bakıyordu. Fakat her bakışında daha güvenli bir şekilde kadının gözlerinden gizli zevkler içiyordu.
İkisi de utanmayı düşünemeyecek ölçüde sevinçliydi. Ama, Edgar’ın kaygıdan rengi atmıştı. Hele hanımı odanın diğer tarafına geçip tekrar Heathcliff'in ellerini tutarak onunla birlikte gülmeye başlayınca Bey'in
kaygısı da son haddine varmıştı.
Catherine: «Yarın bütün bunların bir rüya olduğunu düşüneceğim,» diye bağırdı. «Seni tekrar gördüğüme, tekrar konuştuğuma, sana bir kezdaha dokunabildiğime inanamayacağım. Ah! seni gidi acımasız Heathcliff
seni!.. Böyle karşılanmayı hiç de hak etmedin ya... Üç yıl ne göründün, ne sesini duyurdun, ne de beni düşündün...»
Heathcliff: «Senin düşündüğünden birazcık daha fazla düşündüm ben seni,» diye mırıldandı. «Evlendiğini de daha yeni duydum, Cathy..