Belgin

Belgin
@BelginKanat
Eşref-i mahlukatın mukaddes duygulardan en güçlüsü olan aşk için ihsas ettikleri üzerine... Çağımızda birden fazla aşk deneyimi giderek yaygınlaşıyor, kadınların da erkekler gibi birden fazla aşk yaşamaları normal sayılıyor. Böylece, bir kereden fazla aşık olanlarımızın sayısı giderek artıyor. Bu deneyimlerin sıklığı, ilişkilerimizde daha titiz, daha eleştirici davranmamıza yol açıyor. ''Önemli olan, insanın kendisi. ''Duygusal yatırımlarınızı titizlikle değerlendirmemiz, her zaman duruma hakim olmamız öğütleniyor. Kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin. Önemli olan sizsiniz.'' Verilen mesaj bu. Aşk kendimizi korumanın buyruğunda. Aşka totalitarizmin bir başka örneği de, bir aşk deneyimini bir başka aşk deneyiminin ışığında değerlendirmekten, birini diğeri ile kıyaslamaktan kaynaklanıyor. Tüm aşk anlatılarında, kilometre taşlarını, yol işaretlerini, kritik noktaları, aşk deneyimlerindeki ''kişiler'' oluşturur. Aşk sürecinin kendisini, onun kendine has coşku, heyecan ve tadını yaşayamayız, yaşatmayız. Aşk duygusuna sahip değiliz; ancak çeşitli kişilerle olan ilişkilerimize onun nasıl yansıdığının hesabını tutarız. Oysa aşkın, kendi içinde, kendinden gelen özellikleri vardır. Aşk sona erdikten ve iki kişi o deneyimden çıktıktan sonra da aşk bir bütün, bir toplam, bir gestalt olarak baki kalır. Yitirilen, aşk değildir. Yitirilen, o belirli sevme şeklinden vazgeçen kişidir. Ama, kişilerin arasındaki aşk, bir zamanlar var olmuş olan aşk yok olmuş değildir. O her zaman mevcuttur. Aşk ilişkilerimize kişiler aracılığıyla bakma alışkanlığımız yüzünden aşkı gözden kaybederiz. İki ilişki ya da iki aşk birbirinin aynı olamaz. Oysa, çoğu kişi, yeni bir aşk ilişkisinde, eskisinde bulduklarını aramaya kalkar, ama yeni sevgililerinde aynı heyecanı, aynı zevki bulamaz. Onların düştüğü
Sayfa 269·Kitabı okudu
Aşk
Reklam
crisi esistenziale??
Var olmak istiyorum, dediğin zaman bunu söyleyen yalnızca sen değilsindir. Bunu her şey söyler, en ufak bilinci olan her şey. Bu bireyin değil varoluşun çığlığıdır...
Pegasus·Kitabı okudu
Terror Management Theory???
Aldığımız her nefes bizi sürekli etkisi altında olduğumuz ölüme doğru çeker... Nihai pazarlık olarak zafer, ölümün olacaktır çünkü doğumla birlikte ölüm zaten bizim kaderimiz olmuştur ve avını yutmadan önce onunla yalnızca kısa bir süre için oynar. Bununla birlikte, hayatımıza olabildiğince uzun bir süre için büyük bir ilgi ve özenle devam ederiz, tıpkı sonunda patlayacağından emin olsak da olabildiğince uzun ve büyük bir sabun köpüğü üflememiz gibi. 'Arthur Schopenhauer, The World as Will and Representation'
Pegasus·Kitabı okudu
Rastlantıların, sadece rastlantıların söyleyecek bir sözü vardır bize. Gereklilikten doğan, olmasını beklediğimiz, günbegün yinelenen her şey dilsizdir. Sadece rastlantılar bir şeyler söyler bize
Iletisim yayinlari·Kitabı okudu
Niçin? Padişahlar neden hep yabancı kadınlarla evlenmişti? Neden hiçbir Osmanlı Sultanı hac görevini yerine getirmemişti? Daha da önemlisi bugünkü yöneticiler niçin bu soruları sormuyorlardı kendilerine?
Reklam