Yağmur yağar ve iliklerine kadar ıslanmış bir kız çocuğu, elindeki birkaç selpakla küskün, oyundan çıkıp gider. Bir saçak altına büzülür. Annesinin kucağını, sıcak soba başını, kedisini özler. Orada çömelmiş, karanlığa baka baka sessizce ağlar. O bir çocuk.
Rüzgârlı pazar'ın çocuk kolundan.
"Beyniniz neredeyse bedeniniz de oradadır. Ruhunuzun dünyaya çiçeklerle dolu bir vadiden bakmasını tercih edin. Hırs ve kötülüklerle dolu bir uçurumun kenarından değil.