Yıllar sonra tekrar görüşen iki insanın heyecanını hayal ediyorum. Bir zamanlar sık sık görüşmüşlerdir ve bu yüzden de, aynı yaşanmışlıklarla,aynı anılarla bağlı olduklarını düşünürler. Aynı anılar mı? Yanlış anlamalar burada başlar: Anıları aynı değildi, ikisi de geçmişten iki ya da üç durum hatırlamaktadır, ama herkesinki kendinedir; anıları birbirine benzemez, birbiriyle örtüşmez;hatta,nicel olarak bile birbirleriyle kıyaslanamazlar;biri öteki hakkında, onun kendisi hakkında hatırladığından çok daha fazla şey hatırlar; önce, belleğin kapasitesinin bir bireyden ötekine farklılık göstermesi yüzünden, ama aynı zamanda birbirleri için aynı derecede önem taşımamaları yüzünden. Irena, Josef’i havaalanında gördüğü zaman,geçmişteki maceralarının her ayrıntısını hatırlamıştı;Josef hiçbir şey hatırlamıyordu. Daha ilk saniyeden itibaren karşılaşmaları haksız ve isyan ettirici bir eşitsizlik üzerine kurulmuştu.
Hay Ibn Yakzan’ın böyle düşünmesinin sebebi,tüm insanları üstün bir fıtrata sahip,ince düşünceli ve yüce ruhlu zannetmesiydi. Onların dirayetsiz,eksik akıllı,fena fikirli,kıt azimli olduklarını;kimileyin hayvanlardan bile aşağı duruma düştüklerini bilmiyordu.