Başlarda okulda olmak çok korkunçtu. Girdiğim her yeni ders, yeni çocuklar için beni “dikizlememe” fırsatlarıyla dolu gibiydi.Defterlerinin arkasından ya da bakmadığımı sandıkları anlarda gizlice bana göz atıyorlardı. Sanki kapabileceklerdi bir mikrobum varmış, yüzüm bulaşıcıymış gibi bana hiçbir şekilde çarpmamak için yanımdan mümkün olan en uzak yolu seçerek geçiyorlardı.
Deriyi kesen Mihael bir iplik aldı , çizmelerinki gibi iki ucundan değil, bir ucundan, terlik gibi dikmeye koyuldu.
“Tanrım!” diye inledi Simon.”Benimle bir yıldır çalışıp da, bugüne kadar hiç hata yapmayan sen , böyle bir şeyi nasıl yaparsın?” diye geçirdi içinden.
“Ne olmuş çizmelere?”
“Onlara ihtiyacımız yok artık; bey, sizlere ömür.”