Gözyaşlarım dökülecek kadar, “Herkesi sevmek istiyorum,” diye düşündüm. Gökyüzüne gözlerimi dikip bakarken, gökyüzü yavaş yavaş değişip giderek mavilere büründü. İç çekip sadece, çırılçıplak olmak istediğimi düşündüm. Ağaç yaprakları ve çimenler hiç şimdiki kadar şeffaf ve güzel görünmemişti. Yavaşça çimenlere dokundum. Güzelce yaşamak istiyorum.
Kendini reddetmezsen dolaylı yollardan erişmeyi umduğun her şeyi zaten elde edebilirsin.
Önce kendini dinlemeyi, tanımayı ve bulmayı seçmelisin insan ne olduğunu bulduktan sonra başka yollara sapmıyor, kendi kalıyor. Eğer hayattaki gayen aynı olursa aynı insan olarak kalırsın, değişim kötü değildir ama sen ne istediğini bilen yolundan sapmayan biri olursun. Marcus öyle derinden işlemiş ki bütün duyguları insan’ın sorgulamaması elde değil. Asıl adı Meditations olan bu kitap meditasyonlar niteliğindedir. Marcus erdemli insan nasıl olur, kontrol edemediğimiz olaylara karşı nasıl davranmalıyız, doğaya uygun yaşamak ne demektir gibi pek çok soruya cevap veriyor. Marcus doğana uygun yaşa der, dış dünyayı değil kendini zihnini kontrol et, başkalarının yaptığı kötülükler senin iyiliğini bozmamalı. Mutlaka okunması gereken bir kitap fikrimce. Son olarak çok hoşuma giden bir alıntıyı bırakıp noktalandırıyorum. İnsanın ruhunu en çok yoran şey yapılmamış işler değil, gereksiz düşüncelerdir.