Bergen

''lying on the couch''
Puan vermedi·448 syf.·
2023 6. kitabı
Kitabın isminin çevirisine baktığınızda hem 'Divanda oturmak' hem de 'Divanda yalan söylemek' anlamına geliyor. İsmi kitabı yansıtıyor mu? Evet kesinlikle yansıtıyor.. Daha önce 'Nietzsche Ağladığında' kitabını okuyan biri olarak Yalom'un bu kitabına da bayıldığımı söyleyebilirim. Insanın kendini anlama yolculuğunda kendine sorması gereken soruları, davranışlarını ve duygularını analiz etme yolunda dışardan profesyonel bir yaklaşımın ne çok şeyi değiştirebileceğini çok daha net anladım. Kendi hayatıma da profesyonel bir yaklaşımın değmesi gerektiğine dair verdiğim kararı bu kitabı okumaya başladıktan sonra uygulamam bir tesadüf değildi. Kitaptaki karakterlerin birbirleriyle bağlantısı 'bura ne küçük yermiş arkadaş dedirtiyor :) ama bunu çok da absürt karşılamadım doğrusu. Kitabı okurken şu atasözünü bir kez daha hatırlıyoruz 'Terzi kendi söküğünü dikemez' Evet Psikolojik danışmanlarda bir 'insan' ve onların iç dünyalarında da fırtınalar kopabilir. Ha bir de onları kandırmakta kolaymış kim onlara yalan söylemek için para verir ki? Kitap "Hakikate daima hazırım." Cümlesi ile bitiyor ve insan kendine bu soruyu sormadan edemiyor gerçekten hakikate hazır mıyım? Şunu da söylemeden geçemeyeceğim bu kitap neden bu kadar merak uyandırarak bitiyor be! içimde Ernes'tin hakikati öğrendikten sonra nasıl bir yüz ifadesi olacağını, hangi duyguları yaşayacağını Yalom'dan okuyamamamın garip hıncı var diş gıcırdatan cinsten
IRVIN D. YALOM
DivanIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 20216,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·544 syf.·
2022 2. kitabı
Orhan Pamuk'un Veba geceleri kitabını bitirdim. Öncelikle Minger adası diye biyer olmadığını bilmeme rağmen yine de acaba gerçekmi ya diyip Google'den baktım . hayalî karakterlerin ve yerlerin gerçek tarihle iç içe anlatıldığı, Abdülhamid dönemini ve hatta erken Cumhuriyet döneminide içine alan bir kitap. Karakterler çok farklı olsada olay örgüsü içinde hepsi birbirine bağlı ama aynı zamanda bireysel hâllerini de açmış. Yazar Osmanlı ve daha sonrada az da olsa Türkiye bürokrasisinin eleştirisini de yapmış. Veba salgınını ve karantina sürecini bence iyi işlemiş ve aylardır hayatlarımızı etkileyen covid salgını sürecinide düşünerek toplumun ve baştakilerin verdiği tepkilerin işlenen sürecin aradan yıllar geçmesine rağmen çok büyük oranda benzediğini daha iyi görmemi sağladı. Kitabı beğendim ve öneririm.
Veba GeceleriOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20218,7bin okunma
Puan vermedi·455 syf.·
2021 15. kitabı
Bir aydır üzerine düşünerek okuduğum tabirimle değişik bir kitaptı. Okuduğum ilk Ali Şeriati kitabı olan 'Ne Yapmalı' daha diğer kitaplarını okumadan, yazarın düşünce tarzını, dilini tanımış olduğumu hissetirdi. Şeriati'nin dili, eleştirel baktıran, sorgulatan heyecanlı bir dil, okurken şaşırıyor, bazı eleştirilere ağzı açık bakıyorsunuz. Bı yandan eleştirmeyen, laik, taklitçilere, bı yandan da köhnemiş, geleneksel dini liderliğe cephe alıyor. İslam'ı tanımaya, sorgulamaya ve tarihî öğrenmeye çağırıyor. Antikapitalist bir bakış açısıyla daha çağdaş bir İslam görüşünü ve yol haritasını çizdiğini gördüm. 'İslami protestantizim' kavramı ilgimi çekmiş, çağ vurgusuda beni düşünmeye itti diyebilirim. Şeriati, bulunduğu toplumu kapitalist bir toplum olarak görmüyor, burjuva- ploreterya sınıflarının oluşmadığını, Kıvılcımlının Türkiye içinde kullandığı deyimiyle, tefeci bezirgan bir toplum, kapitalizme tam geçememiş, feodalizmden izler taşıyan Ortadoğu'yu, 19. Yüzyıl olarak değil 13-14 yüzyıl olarak bakmamazı, Batı'nın 19. Yüzyıl fikriyatının bizde çağ farkından ötürü havada kalacağını belirtmiş, bizleri Protestanlığın başlangıcına, Katolik dini anlayışın yıkılma dönemlerine yüzümüzü dönmemizi söylüyor. Aydın-Toplum arasındaki ilişkiyi de biraz değiniyor kitapta, Aydın'ın toplumdan kopmaması gerektiğini, toplumun anladığı dilden konuşması gerektiğini, üstel ve sekter bir bakış açısıyla değil, halkçı bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini söylüyor. Son olarak beğendiğim bir alıntıyı paylaşıyım; "Sen güzel bir söz öğrenmişsin, ama bu çıngırağı kedinin boynuna nasıl takacağını bilmiyorsun."
Din & Siyaset
Ne YapmalıAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2009275 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2021 13. kitabı
Yıllardır duyduğum ama bi türlü okuyamadığım bir kitaptı Gogol'un Paltosu. O ünlü sözü hiç unutmam 'Hepimiz Gogol'un Paltosundan çıktık.' Çok kısa ve basit bir hikâye ama bi o kadar mesaj dolu :) Ne kitaplara, yazarlara, ressamlara, toplantılara konu olmuş, etkileyiciliğinin boyutunu bize gösteriyor. Tek düze bir hayatı bi paltonun nasıl değiştirdiğine tanık oluyoruz kitapta, Bürokrasinin getirdiği koltuk sevdası ve egosunun, hayatları nasıl etkilediğine de. Hikayenin sonunda da ben şu mesajı çıkardım, bi gün hakettiğimizi alana kadar uykularınızı kaçıracağız. O güne kadar da hayaletlerimizden korkuyor olacaksınız.
PaltoNikolay Gogol · Yordam Kitap Yayınları · 202046,3bin okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2021 5. kitabı
Yazar genç Deniz in kendisine sorduğu sorulara, sohbet havasında, basit ve sade bir şekilde yanıt vererek, ekolojik yıkımı bize anlatıyor. Ekolojik yıkımın karşısında durabilmek için kapitalizmin karşında durmak gerektiğini vurgulayıp “Kapitalizm bir ‘kadavra medeniyetidir’, Kapitalizmle mücadele etmeden sistemi yeşile boyamak sorunu çözmez” diyor. Öldürücü sıcaklar, bölgesel ve küresel kıtlık riski, nükleer risk, orman yangınları, hortumlar, seller, biyo-çeşitliliğin azalması, daha öldürücü salgın hastalıklar ve daha pek çok şey ortadayken hala iyimser bir tavır takınılmasından, gerçeklerin kelime oyunları ile gizlenmesinden bahsetmiş. Doğadan topluma, toplumdan ekonomiye doğru olması gereken düzen, Kapitalizmde ekonomiden topluma, toplumdan doğaya doğrudur. Bu, toplumun ekonomi tarafından sömürgeleştirilmesi, demektir. Kapitalizm sınırsız büyüme, yayılma, genişleme dinamiğine sahiptir… ‘daha çok üretmeye’ mecburdur. Burada durayım, bana bu kadarı yeter demez. çünkü büyük bir rekabet ortamında mücadele vermek zorundadır, kapitalizm sınırsız büyüme dinamiğine sahip ama bu dünyanın kaynakları sınırlı-sonlu. Ve artık bu zamanda sınırsız büyüme, doğal kaynakların sınırına dayanıyor. “Ekolojik hareket, yeşil hareket, kapitalizmi sorun etmeden, onu aşma perspektifine sahip olmadan, ekolojik bozulmanın önlenebileceği yanılsamasından yakayı bir türlü kurtaramadı”
Gençlerle Baş Başa İklim Krizi ve Ekolojik YıkımFikret Başkaya · Yordam Kitap · 202076 okunma