❝Haklı azınlık, haksız çoğunluktan daha güçlüdür.❞
Kocaman fillere karşı, küçücük karıncalar galip gelebilir mi? Tüm mesele güçlü olmakta mı, yoksa haklı olmakta mı?
Aklın, zekanın kocaman filleri yendiği bir masal okudum. Böyle şeyler de hep masallarda olur zaten.
Neyse şimdilik gerçek, acı hayatı bir kenara bırakalım.
Umudun masalına kulak verelim.Umudumuzu yeşertelim, umutsuz çorak topraklarda. Bir gün yağmurlar yağacağına ve daha çok umutlar yeşerteceğine inanalım. Yaşar Kemal 'in de dediği gibi ; "Umutsuz yaşanmıyor."
Umutsuz yaşamak ağır bir yüktür insanın sırtında. Yaşamak, hayata umutla bakabilmektir.
Yaşar Kemal, sıkça adından övgüyle söz edilen bir yazardır. Bu kadar sevilmesinin nedeni, toplumdaki sorunları kitaplarında çok güzel bir şekilde dile getirmesidir hiç şüphesiz ki!
Filler Sultanı, karıncalar ülkesine savaş açıyor. Üstelik haksız yere. Sadece gücünü kanıtlamak için. Gururunu okşamak için.
Onları tutsak edip kendine köle ediyor. Onlara sahte umutlar verip, yalanlar söylüyor. Karıncalar daha çok çalışsın diye onlara "siz filsiniz ama karınca filsiniz." diyor.Gerçi başta filsiniz diyor daaa, bakıyor ki gerçekten fil gibi yemek yemeye başlıyorlar, her şeyi fil gibi yapmaya başlıyorlar
Buna binaen "siz filsiniz ama karınca filsiniz" diyor.
Karıncalar fil olmanın verdiği gururla daha çok çalışıyorlar. Karınca olduklarını bile unutuyorlar. Kendi dilleri yerine filce dilini öğreniyorlar. Kendi geçmişini, benliklerini unutuyorlar. Birine ya birilerine hükmetmenin en kolayı yolu bu değil midir zaten !?
Filler Sultanı, karıncalara ölmeyecek kadar yemek veriyordu. Çünkü biliyordu ki eğer onlar ölürlerse, ortada onun köleliğini yapacak kimse de kalmazdı. Onlara "bir gün siz de bizim gibi fiil olacaksınız" diye hayaller satıyorlardı. Karıncaların içindeki