“İnanç, özellikle dini sorular söz konusu olduğunda önemlidir.Kierkegaard diyor ki, Tanrı’yı nesnel olarak kavrayabilmek, inanmam ona, ama işte tam da bunu yapamadığım için inanmak zorundayım. Ve eğer inancımı korumak istiyorsam, şunu unutmamalıyım: Nesnel bilinmezliğe sıkı sıkı sarılmalıyım; denizin 70.000 kulaç dibinde de olsam-yine de inanmalıyım.”
“Bir gün yok olacağını kuvvetle hissederse,yaşamın nasıl sonsuz bir değere sahip olduğunu da asıl o zaman anlıyordu...Dünya nereden çıktı?...Eninde sonunda herhangi bir zaman herhangi bir şey, boşluktan ve hiçlikten çıkmış olmalı...Ama mümkün mü böyle bir şey? Bu da tıpkı dünyanın hep var olmuş olduğu gibi imkansız bir düşünce değil mi?”