Her insanın zihninde, başkalarının asla göremeyeceği bir oda vardır. Anahtar bazen kayıptır, bazen de kapı ardına kadar açıktır ama kimse bakmaz. Dr. Gary Small’un Bir Psikiyatristin Gizli Defteri, işte o kapı eşiğinde uzun uzun duran bir kitabın adı.
Ama bu kitap “psikolojiye ilgi duyanlar için başlangıç seviyesi” değil; daha çok, başkalarının hikâyeleri aracılığıyla kendini göze alamadan tanımaya çalışanlar için. Çünkü burada anlatılanlar sadece hastalık değil, davranışın akılla çatıştığı noktalar. Zihnin kendine karşı kurduğu tuzaklar.
Bu bir tıbbi vaka arşivi değil.
Burada istatistik yok, DSM tanı kriterleri yok. Ama gerçek var. Yüzleşme var. Psikiyatristin kaleminden, kimi zaman acıyarak, kimi zaman hayranlıkla, bazen de tedirginlikle izlenen vakalar var. Anlatıcı yargı dağıtmıyor, açıklamıyor, sadece bakıyor. Ve o bakış, seni de içine çekiyor.
Kimler okumalı?
Mesleği psikolojiyle kesişen ama tanılardan ziyade insana yönelenler,
Kendine 'sağlıklı' diyen ama bir türlü huzurlu olamayanlar,
Herkesin güçlü yanına değil, kırıklarına da dokunmak isteyenler.
Neden okunmalı?
Çünkü bu kitap rahatsız edici bir huzur sunuyor. Cümleler kolay ama içeriği sarsıcı. Kendinle konuşmayı unuttuysan, bu kitap senin yerine başlıyor.