Çok fazla yolculuk ettiğimden mi nedir her zaman yol romanlarını çok sevmişimdir. Bir yolculuk boyunca yazarın anlatmak istediklerini yolculuk sırasında rastlanan şeylerle ilişkilendirerek anlatmasını, tıpkı bizim kendi yolculuklarımızda zihnimize bin bir çeşit düşüncenin dolmasına benzetirim. Yolda görülen bir ağaç, bir manzara, bir insan bizi düşüncelere daldırır. Kafamızın içinde bir roman oluştururuz.
Adalet Ağaoğlu' nun bu romanı da bir yol romanı. Almaya' dan Türkiye' ye memleketine dönen bir işçimizin yol boyunca düşüncelerini, geçmişini bize aktarıyor. Bu aktarım içinde de sosyal, topluma ve insana dair mesajlar bolca mevcut.
Kitabın adından başlarsak; '' Fikrimin İnce Gülü'' bildiğimiz Türk sanat müziği parçasının birebir aynısı. Yani bazıları bunu bir deyim olarak düşünebiliyor. Bu parçanın adı birebir kitapta kullanılmış. Bayram'ın ve sevdiğinin en sevdikleri şarkıdır. Bayram yol boyunca sık sık bu şarkıyı dinliyor. Kitabı okurken arada bir bu şarkıyı dinlemenizi tavsiye ederim.
Bayram küçük yaşta köyüne gelen siyasetçilerden etkilenerek bir araba sevdalısına dönüşüyor. Siyasetçiler otomobillerinden indiğinde büyük bir saygı görüyorlar ve bu Bayram'a çok karizmatik geliyor. Bayram'ın bilinçaltına böyle bir sahne kazınıyor. Bayram büyüdüğünde büyük adam olmak, iyi insan olmak, sevdiğinin sevgisini kazanabilmek gibi önemli konuların araba sahibi olarak gerçekleşebileceğini düşünüyor. Yazar bu hastalıklı halinin psikolojik temelini çok güzel oturtuyor.
Bayram Almanya'ya gittiğinde bir amacı var. Para biriktirip otomobil sahibi olmak, köyüne gittiğinde bu şekilde karşılanmak ve sevdiği kıza otomobilini göstererek onun sevgisini kazanmak. Sabah akşam köle gibi çalışıp ek mesailer yaparken kendisini motive eden şey bu. Zira o güne kadar kendisi hep itilip