... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizi kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz..
İçimizde şeytan yok.. İçimizde aciz var, tembellik var, iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..
"İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz. Bizi birbirimizden ayıran tek şey kalplerimizin özelliğidir. Eğer temiz ve güzel bir kalbiniz varsa, bu dışınıza yansır. Fakat kararmış, herkesin kötülüğünü isteyen, kıskanç biriyseniz, kalbinizin kötülüğü yine yüzünüze yansır. Ve dünyalar güzeli olsanız bile, kalbinizin karanlığı güzelliğinize gölge düşürecektir."
Şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.
Benim kalbim, bir ıslahevidir doktor
Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde
Benim kalbim, gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur
Uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde
Kalbim, ıslah olmaz bir kuştur doktor
Tıkanır, ölür metropollerde..
Trenler geçiyor dudaklarından
Bir doğu şarkısı ve göç sığınağı sesin..
Eğilmeden öptüğün çocuk da biliyor tarifi yok bir kanlı avuca sığan dünyada son kullanma tarihi yok acıların..
Ki ağzından dökülünce çocuklar, toparlanamıyor kimsesizliğim..