Bir kral her zaman kraldır, evinden uzakta olsa bile, diye düşünüyor Klytaimnestra. Peki ya bir kraliçe? Bir kadını kraliçe yapan nedir? Hiç şüphesiz kraliçe dediğin, kendisini ve halkını koruyabilen, hak edene hakkını teslim eden ve kendisine ihanet edenleri cezalandırandır.
“Dağ lalelerinin nereden geldiğini biliyor musun?” diyor adam sessizligi bozarak. Sesi sıcacık, teni ise meşe kadar koyu.
“Biz onlara Anemon diyoruz’ diye yanıtlıyor Klytaimnestra.
“Anemon,” diye tekrarlıyor adam da. “Tanrıça Aphrodite onları aşık olduğu oğlanın, Adonis‘in, kanından yaratmış.”
“Hikayeyi biliyorum. Adonis bir yaban domuz tarafından öldürüldü.”
(…) “Oğlan ölüyor lakin tanrıçanın ona olan aşkı baki kalıyor. Sıkıntılı zamanlarda güzelliğin ve metanetin bir hatırlatıcısı.”
“Bu doğru ama Adonis öldü ve hiçbir çiçek onun yerini tutamaz. ”
Artemis‘in gazabını, tanrılara meydan okumaya cüret eden adamların hazin sonunu konu alan bir şarkı bu. Öğretmen söylediği şarkıda tanrıçayı dağlardaki bir pınarda yıkanırken gören ve grubunun geri kalanını kendisine katılmaya çağıran avcı Akteon’un hikayesini anlatıyor. Ancak Artemis‘i izleyip de onun hiddetinden nasibini almayan kimse olmamıştır. Böylece avcı, avın ta kendisi oldu, diyerek çalmaya devam ediyor öğretmenleri son dizelere geldiğinde: ve Akteon ormanın derinliklerine kaçarken Artemis onu bir geyiğe çevirdi.
Sayfa 39 - Klytaimnestra ve Helene’in mousike dersinde öğrendikleri melodi.