Bazen öyle olur ki, birbirlerinin farkına varır ellerim ya da yıpranmış yüzüm kendini dinlendirir avuçlarımda.
Bu bana bir nebze his verir.
Fakat kim cüret etmiş ki sırf bununla olmaya?
Güllere ve vaatlerle dolu başka şeylere,
İnsanların geleceğine dair, anlamlar vermemek;
Ezeli endişeli ellerdeki gibi
Olmamak artık ve kendi adını bile
Kırık bir oyuncak gibi bir kenara koymak.
Tuhaf, dilekleri bir daha dilememek. Tuhaf, birbiriyle ilişkili her şeyin uzayda böyle kopuk kopuk uçuştuğunu görmek. Ve meşakkatlidir ölü olmak,
Ve telafi edileceklerle dolu, öyle ki sonunda yavaş yavaş biraz
Hissedilir edebiyet.