Betül AKSAY

Betül AKSAY
Öğretmen
Lisans
ANKARA, 30 Ekim 1995
93 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
7/10
·524 syf.··
2026 7. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 23:00
Herkese merhaba kitapsever dostlarım. "Hayatımın en mutlu ânıymış ,bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu ânı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.." Masumiyet Müzesi’ni okurken başlarda biraz zorlandığımı itiraf etmeliyim. Özellikle giriş kısmında cinselliğin bu kadar açık bir şekilde anlatılması beni rahatsız etti ve “acaba devam etmeli miyim?” diye düşündürdü. Ama sayfalar ilerledikçe hikâyenin sadece bundan ibaret olmadığını fark ettim. Aslında kitap; takıntılı bir aşkın, geçmişe tutunmanın ve hatıralarla yaşamanın hikâyesi. Bir insanın sevdiği kişiye duyduğu hislerin zamanla nasıl bir saplantıya dönüştüğünü, küçük eşyaların ve anıların nasıl anlam yüklendiğini etkileyici bir şekilde anlatıyor. Okudukça, karakterin iç dünyasına daha çok çekiliyorsunuz ve o duyguların ağırlığını hissetmeye başlıyorsunuz. Ama şunu da söylemeden geçemem; Kemal’in eşyalarla kurduğu o saplantılı bağ beni yer yer gerçekten sinirlendirdi. Bazı noktalarda bu durum bana fazla abartılı ve rahatsız edici geldi. Yine de bu hisler, karakterin ruh halini anlamamı sağladı diyebilirim. Bir de kitabın hoşuma giden detaylarından biri; içinde gerçek hayattaki müzeye giriş için bir bilet bulunması. Hikâyeyle gerçekliğin bu şekilde iç içe geçmesi fikri bana oldukça etkileyici geldi. Başta beni iten o detaylar zamanla hikâyenin bütününde daha geri planda kaldı ve yerini daha derin, daha duygusal bir anlatıya bıraktı. Özellikle geçmişe duyulan özlem ve “kaybedilmiş zaman” hissi kitapta çok güçlüydü. Kısacası, ilk başta mesafeli yaklaşsam da ilerledikçe içine çeken, duygusal derinliği olan bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Sabredip devam ettiğim için pişman olmadım.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·200 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 15:29
Herkese merhaba kitapsever dostlarım. Söyleme Bilmesinler kitabını okurken en çok hissettiğim şey; insanların aynı evin içinde yaşayıp birbirlerine ne kadar uzak olabildiğiydi. Şermin Yaşar, aile ilişkilerini, bastırılmış duyguları ve yıllarca söylenemeyen şeylerin insanın içinde nasıl biriktiğini çok gerçek bir şekilde anlatmış. Kitaptaki karakterlerin hiçbiri kusursuz değil. Herkesin kendi kırgınlığı, sustuğu şeyler ve taşıdığı yükler var. Zaten kitabı etkileyici yapan da buydu. Bazı karakterlere kızdım, bazılarına üzüldüm ama hepsi fazlasıyla gerçek hissettirdi. Hele Ethem, en çok ona üzüldüm... Beni elime alıp bir günde okuduğum ve sevdiğim bir kitaptı. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,2bin okunma
10/10
·408 syf.··
2026 5. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 17:13
Merhaba kitapsever dostlarım "İki âlem vardır: İlki varlık âlemi, ikincisi mana âlemi. Varlık âlemi gündüz gibidir, olanı biteni açıkça görürsün, kendini kolayca ele verir. Mana âlemi ise gece gibidir, onu bulmak için mutlaka gönül ışığını yakman gerekir." Bugün okurken hem ürpereceğiniz hem de içinizde bambaşka kapılar açacağınız Ahmet Ümit kalemininden Bab-ı Esrar kitabı ile karşınızdayım. Bu kitabı ne kadar severek okuduğumu en baştan söylemek istiyorum. Londra’dan bir otel yangınını soruşturmak için gelen sigorta müfettişi Karen Kimya Greenwood’un, Konya’ya—Şems-i Tebrizi ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin şehrine—adım atmasıyla; gizemin, geçmişin, geleceğin ve görünmeyenin ardındaki hakikatin izini sürmeye başlıyorsunuz. Kitap boyunca Mevlânâ ve Şems’in aşkına dair birçok bilgi edinirken, onların hayatlarına ve kişiliklerine de yakından tanıklık ediyorsunuz. Yazarın güçlü betimlemeleri sayesinde bazı sahneleri birebir yaşıyor gibi hissediyor, yer yer ürpermeden edemiyorsunuz. Çok katmanlı bir anlatımı olmasına rağmen öyle akıcı ilerliyor ki… Kitabı okumuyor, adeta yaşıyorsunuz. Bu kitapla ilgili ne söylesem eksik kalır; spoiler vermeden anlatmak gerçekten zor. Okudukça ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Bir kitap düşünün: sizi tasavvufi anlamda besleyen, bunu yaparken de elinizden bırakmanıza izin vermeyen… İşte bu kitap tam olarak böyle. Klasik Ahmet Ümit kitaplarından biraz farklı ama kesinlikle muhteşem. Okurken Konya’ya gidip bahsedilen yerleri gezme isteği uyandırdı bende.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,7bin okunma
9/10
·424 syf.··
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 14:45
Selam kitapsever dostlarım Gülseren Budayıcıoğlu kaleminden çıkan Kırmızı Pelerin ile karşınızdayım bugün. Kitapta tek bir cümle söyleyecek olsaydım sanırım bu olurdu: "Yaşadıklarımız ilmek ilmek örmüyor mu hayatımızı?" Düşünün… Daha küçücük bir çocuksunuz. Anneniz bir gün size sevgi göstermemiş, siz peşinde koşmuşsunuz; sizi görsün, sevsin diye çırpınmışsınız ama fark etmemiş… Babanız annenizi dövmüş, yetmemiş sizi de dövmüş… Ondan da baba sevgisi görmemişsiniz. Ve bir akşam uyurken ensenizde bir nefes… “Güzel kızım, canım kızım…” O minicik kalbinizle sanıyorsunuz ki yıllardır beklediğiniz o sevgi nihayet geldi. Ama o geceden sonra hayatınız daha da kararıyor… Kendinizi suçluyor, kendinize “çöp kız” diyorsunuz… Bu hikâye Ayşa’nın hikâyesi. Onun kadar yaralı bir de Ali var. Aslında kitapta birçok karakterin hikâyesini okuyoruz. Hepsinin sevgiye, görülmeye, değer verilmeye ne kadar aç olduğunu görüyoruz. Çocukken açılan yaraların bir insanın kaderini nasıl sessizce, sabırla ve acımasızca şekillendirdiğine tanık oluyoruz. Beni okurken çok etkiledi dostlarım. Çünkü bir taraftan karakterlerin yaşadıklarını okurken bir yandan da yazarın bir psikiyatrist olarak yaklaşımını okuyorsunuz. Bu da kitaba bambaşka bir derinlik ve farkındalık katıyor. Gerçek yaşam öykülerini seviyor ve kitabın sizi sarsmasını, düşündürmesini, hatta kendi içinize bakmaya cesaret ettirmesini istiyorsanız mutlaka şans vermelisiniz. Çünkü bazen bir hikâye, insanın yıllardır susturduğu yaralara ayna olur.
Kırmızı PelerinGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20223,431 okunma
10/10
·79 syf.··
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 14:08
Bazı şiirler vardır… Etkisini okurken değil, sustuğunda gösterir. Bugün @omerfarukkaramann kaleminden çıkan Senden Ötürü şiir kitabıyla karşınızdayım Ve başlamak istediğim yer, içime en çok dokunan o dörtlük: Sen mürekkep ol ben kalem, Bir kağıda yazalım kaderi, Yıkılmasın kalan son kalem, Kalkan olsun ikimize bu sevgi. Şiirlerin etkisini okurken değil sustuğunda hissettiğiniz oldu mu? Ya da bir şiir kulağınızda bir şarkı gibi çaldı mı? Senden Ötürü tam olarak bunu yapıyor Aşkı, sevdayı, özlemi gösterişten uzak; yalın bir dille anlatıyor. Duyguyu haykırarak değil, sakince kalbe bırakıyor. Aşkın sahip olmak olmadığını, ayrılığın bir kopuş değil, insanın kendine dönüşü olduğunu fısıldıyor. Beni en çok etkileyen detay ise şiirlerin adeta bir müzik gibi sunulması… Her sayfadaki karekodlarla dizeler şarkıya dönüşüyor. Şiir sadece okunmuyor, dinleniyor. Ben dinlerken gerçekten çok keyif aldım. Eğer kalbinizde yarım kalmış bir cümle varsa, eğer birine söyleyemediğiniz kelimeler içinizde duruyorsa, bu kitap sizi anlayacak. Sevmek bazen sadece içinden “ötürü” demektir.
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025113 okunma