Betti

Betti
Öğretmen
Yüksek Lisans
Samsun
46 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·174 syf.··
2024 125. kitabı
Uzun zamandır merak ettiğim ve okumayı istediğim kitaplardandı.Yazar Rus ve Finlandiya ‘nın İsveç yönetiminden ayrılıp Rusya’nın yönetimine girme sürecini ve ülkedeki ekonomik, toplumsal ve özellikle sanatsal alandaki kalkınmayı anlatıyor. Halkın kendi iç motivasyonuyla yapılan bir devrimin günümüze kadar ki etkilerine de baktığımızda oldukça başarılı bir model diyebiliriz. Zaten Atatürk de kitabın Türkiye de okunmasını çok istemiş.O dönemde kitap çok fazla okutulmuş. Petrov’un heyecanlı anlatımıyla ; eğer değişim isteği halktan geliyorsa başarı sağlanıyor ve işe yarıyor sonucuna ulaşıyor. Yalnız kitabın ilk iki bölümünden sonra çevirmen yazarın söylediklerini dipnotlarda yalanlıyor ve karşı çıkıyor. Ben de bir süre sonra yazarın söylediklerini hızlıca okuyup çevirmen ne demiş acaba diye merak etmeye başladım. Sanırım yazar coşkuyu artırmak adına hayali kişiler kullanmış ama bunları gerçekmiş gibi aktarıyor.Çevirmen tüm kitap boyunca benim için yazarın önüne geçti.Bu da farklı bir keyif oldu.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Anonim Yayınları · 2002124,5bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2024 1. kitabı
Beckman savaştan döndüğünde bütün kapıların tek tek yüzüne kapandığını gördükçe nihilist bir arzuyla ölümü düşler. Oysa ki onca enkaz, yıkım ve çatışmadan olağanüstü bir tesadüfle kurtulanlar arasındadır. Wolfgang Borchert kısacık satırlar arasında savaşın hep bildiğimizin dışında arka plandaki soğuk yüzüyle bizi karşılaştırıyor. Mutlaka okunmalı hatta defalarca....
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2024 132. kitabı
Nietzsche’nin insanın aşılması gereken bir varlık olduğu fikrini işlediği ünlü kitabı. Alman filozof kitabı yazdığı dönemde ki Batının düşünce tarihine sistemli bir şekilde baş kaldırıyor. Hedef kitlesinde “İnsan”, “Tanrı” ve “Ahlak” var. Nietzsche’nin kendi özüne yaklaştıkça herkesten uzaklaşması ve üst insana ulaşmaya çalışması kitabın konusu.Ana karakter Zerdüşt her şeyden vazgeçerek dağlara çıkar ve orada uzun yıllar ruhunu dinledikten sonra güneşi ilham alarak dağdan inmeye karar verir ve insanlığın aşılması gereken bir varlık olduğunu üstün insana ulaşılması gerektiğini etrafındakilere anlatmaya çalışır. Zamana yayarak okunması gereken bir kitap bence.Çok fazla aforizma barındırıyor ve okuyup geçmek değil de sindirmek lazım. Bunun için de tekrar tekrar okumak. Bu muydu yaşam?Pekala!Yeni baştan!
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2024 18. kitabı
Mahur Beste Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ilk romanı.Kitap 160 sayfa ve hemen bitiririm diye elinize alıyorsunuz ama öyle olmuyor. Eğer benim gibi eski Türkçe kelimelere de hakim değilseniz zor ilerliyor.Ama okudukça karakterlerle aranızda öyle bir yakınlık kuruyorsunuz ki hiç bitmese diyerek okuduğum kitaplardandı. Tanpınar Abdülaziz ve Abdülhamit dönemlerinde saraya yakın karakterlerin hayatlarından kesitleri anlatıyor.İçinde ruhunuza dokunan bir aşk musiki ve Tanpınar’ın dönemin siyasi hayatını yorumlaması var. Dönemin siyasi ve toplumsal sorunlarına çözüm getiren aydın düşünceleri bile yazık ne ümitsizlikler içindeyiz diyerek daha yukarıdan bir bakış açısıyla eleştiren değişimin içten olması gerektiğini vurgulamış çoğu yerde. Keyifli bir kitap.İyi okumalar...
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2024 128. kitabı
Yıldızlar birbirleriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz. Tanpınar bu romanında Türkiye’nin modernleşme sürecini ve bu süreçte yaşadığı toplumsal sorunları ele almış. Kitapta ; Büyük Ümitler I. Meşrutiyet Küçük Hakikatler II. Meşrutiyet ve Her Mevsimin Sonu Vardır Cumhuriyet Dönemi ile özdeşleştirilebilir. Eserin karakterlerine baktığımızda ise Hayri İrdal eşikte kalmış Türkiye örneği.Geleneğin temsili Seyit Lütfullah ve modernliğin temsili Halit Ayarcı ile adeta kuşatılmış. Karakterimizin yaşadığı saçmalıklar, tutarsızlıklar, kurumların işlevselliğindeki aksaklıklar öyle ironik bir dille anlatılmış ki hüznünüz sürekli yarıda kalıyor. Sanki eleştirmemiş de aynı eksende hüzün, yergi, ironi ve hatta trajedi iç içe geçmiş. Yazarın diğer romanları da ben de hep hatırı sayılır bir etki bıraksa da “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” başkaydı... En iyisi düşünmemekti.Kaçmaktı.Kendi içine kaçmak.Fakat bir içim var mıydı?Hatta ben var mıydım?Ben dediğim şey bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi...
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma