"Çok haklısın," dedi Samime. Hayatta herşey biz insanlar için değil mi zaten? Unutmak ve alışmak üzere kurulu bir dünyada yaşıyoruz. Rahmetli ninemin anlattığı bir hikaye vardı. Allah ölüm acısını dağlara vermiş, taşıyamayıp yıkılmış Nehirlere vermiş, ağlamaktan kurumuş. Rüzgârlara vermiş, esmiş esmiş tükenmiş. En sonunda hepsi dile gelerek, "Al, bu acıyı dayanamıyoruz," diye Allah'a yalvarmışlar. Allah ölüm acısını onlardan almış, biz insanlara vermiş. İnsanoğlu arsızmış. Çabuk unuturmuş, çabuk alışırmış. Dağları yıkan, nehirleri kurutan, rüzgârları tüketen ölüm acısı insanı tüketmemiş. İnsan acının ilk haliyle kavrulmuş, kavrulmuş, ama zamanla alışmış."