Bu, varlığı ile beni titretmiş, bana korkular ve acılar denizinde yüzme kursu hediye etmiş bu adama.
Bir günahın peşinden giderken günahın kendisinde olduğunu gördü.
Sen benim düşmanımdın; hiç kimsenin böyle bir düşmanı
olmamıştır. Ben sana hayatımı verdim, sense insanın en aşağılık, en alçak
tutkularını, “nefret”, “gurur” ve “hırs”ı doyurmak için benim hayatımı
harcadın. Üç yıldan az bir zamanda beni her bakımdan mahvettin. Benim
için seni sevmekten başka yapılacak şey yoktu. Senden nefret etmek
konusunda kendime izin versem, üzerinde yol almak zorunda olduğum, hâlâ
da yol aldığım hayat çölünde her kayanın gölgesinin kaybolacağını, her hurma ağacının kuruyacağını, her kuyunun kaynağının zehirli çıkacağını
biliyordum.